9/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 12:55
Bu kitap; Paul Atreides'in çocukları olan Ganimet ve II. Leto'nun babalarının ölmek için çöle gitmesinden ve Dune'un yeşillenmeye başlamasından sonraki yaşadıklarını anlatıyor. Gezegenin düzeni tamamen değişse de Fremen olarak büyüyen Ganimet ve Leto, alıştıkları düzende yaşamaya devam ediyorlar. Bir yandan halaları yani Paul'ün kız kardeşi Alia, İmparator dedesinin ölüsü tarafından ele geçiriliyor ve asla yapmayacağı şeyleri yapmaya zorlanıyor. Kendi gezegenine geri dönen ve bir Bene Gesseret olan Jessica yani babanneleri onları öldürme planları yapıyor. (Buradan çok emin değilim aslında) Diğer yandan Vaiz denen yaşlı ve kör bir bilge de sürekli olarak adından bahsettiriyor ama aslında kim olduğu bilinmiyor. Ta ki II.Leto ile karşılaşana kadar :) Vaizin kim olduğunu sonlarda öğreniyoruz ve zaten birçok şey de kitabın sonlarına doğru gerçekleşiyor. Asla beklenmeyen ve hak edilmeyen şeyler oluyor. Bu durum da uzun süre durağan giden kitabı toparlıyor. Bu kitapta kızdığım birçok şey oldu ama sonlarda acıma noktasına bile geldim. Anlaması ve sindirmesi zor bir evren ama hâlâ mükemmel...
Dune ÇocuklarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20215,9bin okunma
Bilge Hükümdarın Notları
7/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 00:00
Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un yaklaşık 1 850 yıl önce, çoğunlukla Tuna Nehri boylarındaki askeri garnizonlarda ve savaş meydanlarında kaleme aldığı kişisel notlarıdır . Filozof İmparator" olarak anılan Aurelius, mutlak güce sahip olmasına rağmen yozlaşmamış ve bu gücü sadece erdemli kalmak için kullanmış benzersiz bir liderdir. Eserin ve Aurelius'un düşünce dünyasının temel noktaları şunlardır: Nero veya Caligula gibi örneklerin aksine, Aurelius gücün insanı bozabileceği kuralını yıkarak 19 yıl boyunca sınırsız yetkiyi sadece toplum yararı ve adalet için kullanmıştır. Hayatı sürekli akan bir nehre benzeten imparator, her şeyin geçici olduğunu ve insanın sahip olduğu tek şeyin şu an olduğunu vurgular.Düşüncelerinin merkezinde, kontrol edilemeyen dış olaylardan endişe etmek yerine, sadece kendi eylem ve seçimlerimize odaklanmak yatar. Hayatı bir sahneye, ölümü ise bu sahneden zarafetle ayrılmaya benzetir; önemli olan kaç perde oynandığı değil, oyunun doğaya ve akla uygun tamamlanmasıdır.Aurelius'un ölmeden önceki son parolası olan Aequanimitas (sükunet), onun tüm yaşam felsefesinin ve bu ölümsüz eserin özeti niteliğindedir. Kitap bu bilge hükümdarı tanımak ve insanlık oldugu sürece büyük oranda geçerli olacak fikirlerine bakış atmak için okunmalı.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,7bin okunma
Üç İmparator ve Beş Hükümdar'ın dünyaya nasıl hükmettiğini anlatayım. Dünyayı yönettikleri söylendi ama aslında dünyaya büyük bir karmaşa getirdiler. Onların bilgeliği yüzünden güneşin ve ayın parlaklığı sönükleşti, dağların ve nehirlerin enerjisi tüketildi ve gökle yer arasında dört mevsimin döngüsü bozuldu. Onların akrebin zehrinden daha zehirli bilgelikleri yüzünden küçücük böcekler bile gerçek doğalarında huzur içinde yaşayamadı. Utanacaklarına kendilerini hâlâ bilge olarak görüyorlar. Onlar gerçekten utanmaz!"
Sayfa 130·Kitabı okudu
Nero Tragedyası
10/10
·97 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 20:52
Nero Tragedyası, tarihsel drama severler için derinlemesine bir okuma deneyimi sunuyor. Gaius Flavius Divinus, Roma İmparatoru Nero'nun iktidar yolculuğunu, düşüşünü ve çevresindeki önemli
1000Kitap
Nero TragedyasıGaius Flavius Divinus · Harmonia Yayınevi · 20265 okunma
9/10
·160 syf.··
2021 51. kitabı
Bilge Karasu, en sevdiğim yerli yazar olabilir, üstelik bunu yek kitapla, (bence) Türk Edebiyatı’nın en iyi öykü kitabı olan “Göçmüş Kediler Bahçesi” ile yapmıştı yıllar evvel. Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı, o kadar lezzetli ki, gerçekten çok beğendiğimiz bir eylemi sürekli tekrar etme isteğinin tadını aldım, deniz suyu adeta içtikçe susattı zaar. Kitap, 1971’de Sait Faik Öykü Ödülü’nün sahibi de. Her zaman söylediğim ve arkasında durduğum bir argümanım var: Her yazarın ilk eserinin farklı bir yere konulması gerektiği ve otobiyografik izleri muhakkak taşıyacağı idi. Üç bölümden oluşan metin; Ada, Tepe ve Dutlar’dan oluşuyor: Ada; Manastırdan kaçmış, şehri geçmiş Andronikos, Ada’ya sığınıyor, çünkü İmparator kutsal resimlerin yakılmasını istiyor ve bunu kabul etmemiş, hemencecik görevinden alınmış, söz dinleyen birini Patrik yapmış İmparator. Tepe; İoakim, Andronikos gibi yola koyulur ve tek başınalık haline, diğer günle- rinden farklı olan bir farkındalık haline bürünür. Tepeye ulaşmaya çalışırken geçmiş yaşantısını, hatıralarını gözünde canlandırır. İoakim’in kahramanlık ve ölümle ilgili sorunları vardır. Her iki öyküyü birbirinden bağımsız düşünmek imkansız, görünmez örümcek ağları değil, sıkı sıkıya bağlı urganlar var aralarında… Toplumdan izole edilmiş veya kendi isteğiyle kendini uzak tutmuş bireylerin hakikati bilmek uğruna çıktıkları yolculuk, iç sesleri, sorgulayıcı soruları ve cevapları eşliğinde okunacak, tek kelimeyle mükemmel bir eser. Okumayan çok şey kaybeder, bilinsin.
Uzun Sürmüş Bir Günün AkşamıBilge Karasu · Metis Yayınları · 20192,171 okunma