Altını çizerek tamamen, diyorum; eğer oranların bir anlamı varsa üçte ikisini, dörtte üçünü, onda dokuzunu kaybettiğim oldu, ama her zaman, en karanlık anlarda bile bir ormana gizlenir gibi kafama sığınmış, beni sarsan fırtınalardan uzakta bir küçük bir ben, zerre kadar bir ben vardı.Ona doktor ben, diyesim geliyor. Belki biraz böyle zaten: %100 hasta olmadım, hastaya hasta gözüyle bakan, günün birinde onu iyileştirmek gerekibileceğini hesaplayan o öteki varlık hep içimdeydi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Öfkeliydim, kendime karşı öfkeliydim. Bana hep böyle olur. Kelimelerin tadını unutacak kadar uzun süre susarım ve birden bent yıkılır, içimde ne varsa, tuttuğum ne varsa boşaltırım, bitmez tükenmez bir gevezelik başlar; daha çenemi kapamadan pişman olmuşumdur bile.
Bizim sofrada çevremde benden yaşlı, bilgisi ya da kendine güveni daha fazla adamlar olurdu. Söyledikleri hakkında bir görüşüm varsa da, kafamda evirip çevirmekle yetirdim. Hele babamın ansızın ya sen isyan, senin fikrin ne? Diye sormasından nefret ederdim çünkü bu anda, adeta büyülenmiş gibi bütün düşüncelerim silinirdi, zihnim karanlığa gömülür, kelimeler birbirine tutunmaz olur, ben de sıradan, yavan bir laf gevelerdim. Misafirlerde tekrar kendi aralarında tartışmaya koyulurlardı.