İsmet Paşa otomobil yıkanırken Yaşar Kemal’e dönüyor ve “Bak Gökçe’li”diyor, “ben Sakarya muharebesinden sonra Orhaneli’ne girerken halk atımın göğsüne kadar yükselen bir çiçek yağmuruna tutmuştu.”
Ve genç gazeteci gözyaşlarını tutamayarak ağlamaya başlıyor.
Belki de Paris’te, Yaşar Kemal kimliğiyle oturan, Derviş Yunus’tur, Karacaoğlan’dır, Şeyh Galiptir.
Kim bilir belki de “Nuh’a beşikler vermiş” olan Anadolu’nun ta kendisidir.