Yaşar Kemal (Gözüyle Kartal Avlayan Yazar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5,4bin
Gösterim
Adı:
Yaşar Kemal
Alt başlık:
Gözüyle Kartal Avlayan Yazar
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050932805
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Yaşar Kemal’in çevresinde esen, sanki kişiliğinin ve bedeninin ayrılmaz parçası olan, gittiği her yere, girdiği her mekâna, sanki onunla doğmuş gibi farkında olmadan taşıdığı bir rüzgâr vardı. İster yabancı ister bizden, ister köylü ister kentli, ister kadın ister erkek, herkesi etkisi altına alan bir rüzgârdı bu. Unutulmaz roman kahramanlarından Yel Veli gibi sürekli koşarak ölümden kaçmak istediği için oluşmuyordu bu rüzgâr. Koca gövdesiyle onu da, yanındakileri de bazen lodos gibi sersemletiyor, bazen garbi yeli gibi ferahlatıyor, bazen şiddetlenip çevresinde ne varsa önüne katıp sürüklüyordu.”

Zülfü Livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden Yaşar Kemal’i anlatıyor. Edebiyat sohbetleri, türküler, anılar birbirini kovalarken Yaşar Kemal’in edebi kişiliği ile siyasi duruşu da ayrıntılı bir şekilde yer alıyor bu kitapta.
248 syf.
·2 günde·8/10
Yaşar Kemal...
1923 yılında doğdu. Henüz üç buçuk yaşında, bir bayram gününde, babasına yardım etmek için elinde aldığı bıçak sağ gözünü kör etti. Daha büyük acıyı henüz altısında, gözleri önünde, camide babasinin öldürülmesiyle yaşadı.
6 yaşındaydı...
Bu acı ve korku onu kekeme yaptı. İlkokul sıralarında hep hayalet çocuktu, hata yapacağım korkusuyla az konuşurdu. İşçi ayaklanmasına önderlik ettiği gerekçesiyle hapse atıldığında henüz on yedisindeydi.
Sonra Tolstoy’da,Dostoyevski’yle,Stendhal’le, Çehov’la ve hepsinden önemlisi Anadolu’yla tanıştı. Köy köy dolaşıp âşık şiirleri söyledi; kadınlardan dengbejlerden ağıtlar derledi.

İstanbul’daki ilk günlerinde parklarda sabahladı. Bankın buz kesmiş betonunda doğayı kendine yorgan eyledi. Kulağına şarkı oldu,henüz ilk sayfalarını yazıp cebinde sakladığı ince Memedi...
Zülfü Livaneli kütüphanede kitap karıştırırken İnce Memed bestesinin notalarıyla karşılaşınca Ankara’dan çıktı, ustayı buldu ona kendi sazından ince Memedi çaldı. 40 yıllık dostluğun ilk günü, sofraya konan “Çukurova Köftesiyle” son buldu.
40 yıl..
Dile bile kolay değil, neredeyse yarım asır!
Omuz omuza , şarkılı, türkülü ,sürgünlü yarım asır...

Bir güzel dosta son veda. Yarı biyografik sayılabilecek eserde; Yaşar Kemal’in edebiyat, sanat,siyaset gibi çeşitli konular hakkındaki görüşleri ve iki dostun beraber geçirdikleri zamana ait hoş anılar yer alıyor.

Sait Faik’in deyimiyle “ Türklerin en Kürdü; Kürtlerin en Türkü” binlercesinin gözünde; Çukurova delikanlısı, İstanbul’un yoksul balıkçısı, yayla göçeri, halk ozanı Yaşar Kemal 2015’te aramızdan ayrıldı. Onun döneminde yaşama sevinci bize; dostluğun o muhteşem ezgisi de Zülfü Livaneli’ye kaldı.

Yarım asırlık yol arkadaşı Thilda’ya veda ederken dediği gibi;
Biz şerefli bir hayat yaşadık, korkma...
248 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitapta ki Yaşar Kemal ve Zülfü Livaneli dostluğu,anılar,sohbetler çok samimi ve güzel. Edebi konularda ki konuşmalar ders niteliğinde, her sayfası dolu dolu.
Ayrıca her konuda yol gösteren bir yanı var. Yalnızca Yaşar Kemal'i anlatmıyor kitap, Yaşar Kemal nezdinde dik duruşu,edebi derinliği,ileri görüşü ve Türkiyeyi de anlatıyor esasında.
Yazarımıza gelecek olursak cümleler tam olarak onu yansıtmaya ve anlatmaya yetmez.Zülfü Livaneli benim için çok farklı bir insan, ülkemizde ciddi anlamda sanatçı sözcüğünün tam karşılığı. Yakın zamanda adına kültür merkezleri,parklar açılması ve heykellerinin dikilmesi çok güzel şeyler Türkiye'nin sanata verdiği değer açısından.Geçmişte yasaklı olduğu için albüm kapaklarında bile kendi resmini kullanamayan bir insanken ve yine aynı sebeplerden ötürü bazı film müziklerinde takma ad kullanıyorken bugün adına kültür merkezleri ve parklar açılması umut verici.Elbette sadece bir kişi ile sınırlandırılmamalı fakat en azından değerinin yaşarken anlaşılmış olması çok önemli.Bir de kısa anım var kitapla alakalı. :)
Zülfü Livaneli ile konuşma şansı bulmuştum,şüphesiz ki benim için çok heyecanlı ve değerli bir andı. Yaşar Kemal'i siz anlattınız sizi anlatmasını istediğiniz buna layık gördüğünüz birisi var mı diye sorduğumda önce gülümseyip sonra neden sen anlatmayasın ki demişti. Kısacık konuşmamız da bile tavırları, söyledikleri beni ayrıca etkilemişti.
Sunduğu her işte ki kalite, elbette dostunu anlattığı bu kitapta da kendini gösteriyor.
248 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Değerli yazarımız Yaşar Kemal'i en yakın dostlarından Livaneli'den dinleyip tanımak çok güzeldi.

Yaşar Kemal denilince aklıma ilk İnce Memed gelir. Bu kitabı birilerine tavsiye ederken ne yazık ki bir "ama" kullanırdım. Kitabı seveceklerini "ama" doğa tasvirleri kısmında sıkılabilecekleri uyarısında bulunurdum. Cehaletimi bu kitap sayesinde fark etmek benim için büyük bir kazanç oldu. Zira Livaneli, Yaşar Kemal için doğanın önemini ve yerini, nasıl büyük bir doğa sever olduğunu öğrenmemi sağladı.

Bu kitabın bana kazandırdığı bir diğer farkındalık da Yaşar Kemal'in hayatını daha derinden tanımam gerektiği düşüncesidir. Bir insan düşünün ki babasının katilini yazarak anlamaya çalışıyor. Bunu öğrenince çok şaşırdım. Bu konuyu işlediği Kimsecik romanı serisini okunacaklara eklemeye karar vermişken şu güzel inceleme sayesinde (#40444105) önce Yaşar Kemal'in biyografisini içeren 2 eseri daha okunacaklara eklemeye karar verdim.

Kitapta en sevdiğim bölüm iki güzel insanın anılarını okuduğum bölüm oldu. Başlarda keşke bu bölüm daha uzun olsaydı diye içimden geçirdim. Ancak Livaneli'nin Yaşar Kemal için yazdığı yazıları okudukça aslında bu yazıların da onu tanımak için ne kadar gerekli olduğunu fark ettim.

Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli kalemlerden biri olan, yüreği güzel büyük ustayı kaleme alıp tanıttığı için Livaneli'ye teşekkür ederim. İyi ki yazmışsın, iyi ki okumuşum. Tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim...
248 syf.
·10/10
Ne güzel bir yazar kitap buluşmasıdır bu böyle. Çok sevdiğim bir yazarın, çok sevdiğim diğer bir yazarı anlatması dünyada eşi benzeri var mıdır acaba. Bu durum bana doğru insanları seviyormuşum demek ki dedirtti. Çünkü sevdiklerim de birbirlerini seviyorlarmış. Bir masada otursak karşılıklı, onlar bana baksa ben onlara. İmkansız bir hayal artık.

Kitap Yaşar Kemalin hayatı anılarını içeriyor. En beğendiğim bölümü ise Yaşar Kemalin oteli arayıp “Ben Yaşar Kemal. Çalışmak için otelinize gelmek niyetindeyim.” diyerek rezervasyon yaptırmak istemesi ve telefondaki adamın “Elemana ihtiyacımız yok.” deyip telefonu kapatması.

Hep kendi yazdıklarını okuduğumuz yazarların, kendileri hakkında başkaları tarafından yazılanları okumak bazen eğlenceli bazen hüzünlüydü. Gayet akıcı olduğunu söylememe gerek yok. Yazar ismi referanstır zaten.
248 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Livaneli ve Yaşar Kemal'in dostluğunu bilmeyen yoktur sanırım! 44 yıllık bir dostluğu kaleme dökmek hem çok kolay , hem çok zordur diye düşünüyorum. Hem onu tanıtmak anlatmak adına biyografi tarzında bir kitap hem de anı yüklü. Yitip giden bir dostun ardından anılarını anlatmak insanın böğrüne bir taş otutturur heralde.

Kitapla beraber Yaşar Kemal'in bilinmedik yönlerini dinledim dostunun ağzından. Mesela 3 rakamının uğurlu olduğu, ilham geldiği anda mekandan hiç bisey demeden ayrılıp koşup birşeyler yazdığını... Hem gülümseten , hem hüzünlendiren bir kitap olmuş. Yaşattığı hissi sevdim mutlaka tavsiye ederim.

Livaneli'nin uslubunu, memleket hasretini bilirsiniz. Ülke'den kaçmak zorunda olup uzun zaman sonra geri döndüğünde "sokağında ki çamuru bile özlemişim " cümlesi yaktı geçti içimi. Sebep her ne olursa olsun, bir dönemin yazarlarının, şairlerinin hayatının en güzel zamanlarının ya hapisane de , ya kacak , ülkesinden ayrı geçirdiği gerçeğini değiştiremeyiz. Bizim yazarlarimiz okuldan çıkmaz, bizim yazarlarımız demir parmaklıklar ardından çıkar hep...

Her ne kadar siyasi yönden eleştirilere maruz kalsa da, sevilmese de, hak verilmese de, güzel yazıyorsun usta kalemine sağlık...
248 syf.
Hayatta yapmak istediklerim listesinin üst sıralarında yer alıyordu bir gün Yaşar Kemal ile tanışıp bir çay içmek, ölüm haberini aldığımda çok yakından tanıdığım bir insanı yitirmenin acısı oturdu içime. Nasip olmadı tanışmak dedim. Ama Zülfü Livaneli bu kitabıyla benim için yarım kalmış bir işi tamamladı adeta. Ben kitaplarıyla tanıdığım Yaşar Kemal'i çok doğru anlamış olmanın mutluluğunu yaşadım kitabı okurken. Livaneli ve Yaşar Kemal'in 44 yıllık dostluk süreci, anıları, türküleri, sohbetleri, Yaşar Kemal'in edebi kişiliği, siyasi duruşu gibi birçok şey hissettiriliyor kitapta. Mutlu okumalar :)
248 syf.
·4 günde·8/10
Zulfu Livaneli bu kitabinda 40 yili geckin dostu ve abisi olan Yasar Kemal'i anlatmis. "Gozuyle Kartal Avlayan Yazar" olarak belirttigi Yasar Kemal in bilinmeyen yonlerini, sanatsal ve edebi kisiligini her zaman oldugu gibi sade, yalin ve anlasilir bir dille kaleme almis Livaneli. Kitapta cok guzel sozler, anilar ve turkuler var. Livaneli ve Kemal severlere tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
248 syf.
·5 günde·10/10
Yaşar Kemal hakkında yazılmış her şeyi okumak isteyen biri olarak bu kitabı da büyük bir keyifle okudum. Livaneli’nin Sevdalım Hayat kitabında da Yaşar Kemal’le birçok anısını okumuştum fakat bu kitabın odağında Yaşar Kemal var. Neredeyse yarım asırlık bir dostluk için belki de az bile bu kitap. Kim bilir burada dile getirmediği ne çok anı vardır. Hem Livaneli hem de Yaşar Kemal’in ülkemiz için ne kadar güzel değerler olduğunu bu insanların kitaplarını okuyan herkes bilir ve kitap sayesinde bu iki güzel insanın kitapları, müzikleri ve filmleri dışında günlük yaşamlarından samimi anılara da şahitlik edebiliyoruz. İkisi de samimiyetlerini yansıtabilen koca yürekli insanlar. Livaneli kitabında Yaşar Kemal’in yurt dışında ne kadar sevildiğini de anılarıyla anlatıyor. Aldığı birçok büyük ödülün sürecini, birçok ülkede devlet başkanları tarafından nasıl ağırlandığını ve sadece edebiyat dünyasının değil, onunla tanışıp kitaplarını okuyan her insanın onu ne derece sevdiğini dile getirmiş. Fakat ne yazık ki bunca güzel anının yanı sıra ülkesinde uğradığı onca haksızlığı da okuyoruz. Kendini vatansever zanneden zavallı grupların, politikacıların ve basının her defasında içi boş uydurma hikayelerle onu hapse mahkum etmeye çalışmalarını fakat her defasında Yaşar Kemal’in güzel kalbinin kazandığını görüyoruz. Ve o yürekler her zaman kazanacaktır…
Keyifli okumalar…
248 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Livaneli okumaktan aldığım zevki, yakından tanıdığı biricik dostu Yaşar Kemal'i anlatırken de tatmak istedim. Yine iyiki dedirten kitaplardan oldu, Livaneli bu konuda beni asla hayal kırıklığına uğratmıyor, kalemine bağlanıyorsunuz...

Daha önce hiç Yaşar Kemal okumadığımı ve bundan da aşırı derece üzgün olduğumu bu kitabı okuduktan sonra anladım. Uzun süredir Yaşar Kemal okumak aklımdaydı bunun için baya da geç kaldığımı utanarak farkediyorum. Fakat okumadan önce gözüyle kartal avlayan bu usta yazarı, dostunun kaleminden dinlemek, okumak, tanımak istedim. E bu güzel yolculuk Livaneli ile bütünleşince kitap daha bir çekici oldu benim için.

Livaneli ile Yaşar Kemal'in dostluğu uzun senelere dayanıyor ve birbirilerine olan bağlılıklarını hissedebiliyorsunuz okurken. Keza Livaneli Yaşar Kemal için -dili konuşmak da zorlandığını belirtiyor kitabında. Okurken bu dostluk bağından duygulanan ben, yazarken Livaneli'yi düşünemiyorum. Dostunu, ölen bir dostunu yazıp okurlara sunmak sağlam bir güç ister çünkü.

Kitap Yaşar Kemal'i anılarla, övgülerle anlatırken sonunda ise bu iyi iki arkadaşın fotoğraf arşivleriyle son buluyor. Böyle olayları belgeler şekilde fotoğraflara yer verilen kitaplar daha bir samimi ve ilgi çekici oluyor bu kitapta olduğu gibi. Livaneli kaleminden Yaşar Kemal yolculuğuna çıkın derim. İyiki dediğim kitaplardan oldu ve en kısa zamanda Yaşar Kemal okumaya söz verdiğim bir eser oldu. İyi okumalar :)
248 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Zülfü Livaneli de Yaşar Kemal de en sevdiğim yazarlardandır. Onların arkadaş olduklarını biliyordum ama bu kadar yakın olduklarını, 44 yıllık dost olduklarını bilmiyordum.

Zülfü Livaneli, Yaşar Kemal’in ölümünden sonra yazdığı kitabında yazarla ilgili anılarına ve onunla ilgili köşe yazılarına yer vermiş. Kitabı okurken yer yer güldüm, yer yer üzüldüm ama en çok hayranlık duydum. Yaşar Kemal’in ne kadar donanımlı, iyi bir yazar olduğunu, Türkiye için ne kadar önemli bir edebiyatçı olduğunu ben tam anlayamamışım. Bu kitapla bunun farkına vardım ve kitabı bitirdiğimde “Bütün Yaşar Kemal kitaplarını okumalıyım.” diye hissettim. Elimde yazarın bir kitabı olsaydı hemen başlayacaktım ama maalesef yoktu.

Kitapta iki yazarla ilgili çok güzel anılar da var. Alıntılar kısmına üçünü yazdım.

Kitabı çok severek okudum ama yine de benim için mükemmel değildi. Sanki Livaneli dostunu kaybetmenin acısını atlatmak için bu kitabı yazmış ama bunu da aceleye getirmiş gibi hissettim. Öncelikle kitabın ismi ve kapağı daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum. İçerik olarak da daha doyurucu bir kitap yazılabilirdi. Yine de Livaneli’yi, Yaşar Kemal’i ve Türk edebiyatını seven, merak eden herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Kitabın ayrıntılı yorumuna blogumdan ulaşabilirsiniz. http://suleuzundere.blogspot.com.tr/...-kartal-avlayan.html
İnsandan üst-insana giden yol üç aşamalı.
Birinci aşama deve, ikinci aşama aslan, üçüncü aşama çocuk.
Birinci aşamada insan, toplumun sırtına bindirdiği bütün önyargıları, anlamsız değerleri bir deve gibi sırtında taşımakta, bunların hamallığını yapmaktadır.
İkinci aşamada giderek özgürleşen insan, bu değer yargılarından kurtularak, onlara karşı bir aslan gibi mücadele etme dönemindedir. Kafasında ve ruhunda bu değer yargılarını yıkmaktadır.
Üçüncü aşama ise çocukluktur: Nietzsche'ye göre; "Çocuk masumluktur ve unutmadır; bir yeni başlangıç, bir oyun, kendiliğinden dönen bir çark, bir ilk hareket, bir kutsal evet!"
Filozofa göre çocuk aşaması, insandan üst-insana giden yolun son aşaması ve üst-insanın başlangıcıdır.
Zülfü Livaneli
Sayfa 177 - Doğan Kitap
Keşke genç yetenekler, uzun ve anlaşılmaz cümleler kurarak "derin" olunmayacağını, yalınlığın derinliğe engel olmadığını Yaşar Kemal'den öğrense. Büyük Stendhal ne demişti: "Romanda en iyi dil, zabıt katibinin dilidir." Balzac da öyle yazmıştı, Dickens da, Tolstoy da, Flaubert de, Hemingway de, Steinbeck de... Çünkü hepsinin derdi hikayelerini iyi ve okunur bir biçimde anlatmak, bu yolla unutulmaz karakterler yaratmaktı.
Zülfü Livaneli
Sayfa 210 - Doğan Kitap
Yıllar önce sosyal demorat bir politikacı, Yaşar Kemal’e milletvekilliği önermiş. “Gelin” demiş, “sizi önce milletvekili, sonra da kültür bakanı yapalım!” Yaşar Kemal “iyi ama bu halk beni seçmez, oy vermez!” Diye cevaplamış politikacıyı. Iyice şaşıran adam “Neden?” Diye sormuş. Yaşar Kemal “Ben bu halka hiçbir kötülük yapmadım ki beni seçsinler” demiş. “Onları ne sömürdüm, ne hakaret ettim, ne ekmekleriyle oynadım, ne geleceklerini kararttım. Bana niye oy versinler ki?”
Hz.Ali'ye bir gün , "Filanca kişi senin hakkında kötü konuşuyor " demişler . O da "Hayret "demiş , oysa ona bir iyiliğim de dokunmadı .
Dünyada bana bundan sonra "korkunç olan nedir?" diye sorarlarsa "insanoğlunun bir felaket sonrası susup taş kesilmesidir" derim. (Yaşar Kemal-1952)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşar Kemal
Alt başlık:
Gözüyle Kartal Avlayan Yazar
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050932805
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Yaşar Kemal’in çevresinde esen, sanki kişiliğinin ve bedeninin ayrılmaz parçası olan, gittiği her yere, girdiği her mekâna, sanki onunla doğmuş gibi farkında olmadan taşıdığı bir rüzgâr vardı. İster yabancı ister bizden, ister köylü ister kentli, ister kadın ister erkek, herkesi etkisi altına alan bir rüzgârdı bu. Unutulmaz roman kahramanlarından Yel Veli gibi sürekli koşarak ölümden kaçmak istediği için oluşmuyordu bu rüzgâr. Koca gövdesiyle onu da, yanındakileri de bazen lodos gibi sersemletiyor, bazen garbi yeli gibi ferahlatıyor, bazen şiddetlenip çevresinde ne varsa önüne katıp sürüklüyordu.”

Zülfü Livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden Yaşar Kemal’i anlatıyor. Edebiyat sohbetleri, türküler, anılar birbirini kovalarken Yaşar Kemal’in edebi kişiliği ile siyasi duruşu da ayrıntılı bir şekilde yer alıyor bu kitapta.

Kitabı okuyanlar 972 okur

  • Salih
  • Özge Aydın
  • Zeynep can
  • Şadi Dede
  • Tuğçe
  • Onur
  • Eylül
  • Beter Böcek
  • Gül Nihal
  • Roniya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.2
14-17 Yaş
%4.1
18-24 Yaş
%16.5
25-34 Yaş
%30.9
35-44 Yaş
%25.8
45-54 Yaş
%10.3
55-64 Yaş
%3.1
65+ Yaş
%3.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%61.8
Erkek
%38.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.9 (121)
9
%21.5 (67)
8
%24.1 (75)
7
%9 (28)
6
%3.9 (12)
5
%1.3 (4)
4
%0.3 (1)
3
%0.3 (1)
2
%0.3 (1)
1
%0.3 (1)