“Birbirimize bazı şeyleri belki daha sık söylemeliydik. Birbirimizi ne kadar sevdiğimizi mesela. Zaten biliyor diye düşünmemeliydik, hissettirmeliydik.”
Çünkü gerçeği söylemek, yani önemli şeyleri biliyor görünürken hiçbir şey bilmediklerinin ortaya çıkarıldığını kabul etmek hoşlarına gitmez
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Ev temizliğinin tuhaf yanını biliyor olmalısınız...asla sonu gelmez. Bir kadını durdurmanın en iyi yoludur.
Sayfa 341·Kitabı okuyor
"Biliyor musun, " dedi, "ben küçüklüğümde sokak sokak şarkı söylerken önümden geçen çocuklar annelerinin ellerinden tutardı. Annelerinin bir adı vardı, çocuklar annelerinin yüzünü ve adını bilerek uykuya dalardı. Öyle uyumak bana nasip olmadı. Annemin yüzünü görmeyi geçtim hiç olmazsa adını bulayım diye çocuk ayaklarımla şehirden şehire dolaştım. Karşılaştığım herkese onu sordum, öğrendiğim her dilde onun adını aradım. Onca dili onca kelimeyi unutup dilsiz kalsaydım da bir tek annemin adını bilseydim dedim hep. Hayatın anlamı bir kelimedeydi, o kelimeyle uyumada ve öylece hayatı unutmadaydı. Çocuktum o büyülü kelimeyi bulmayı başaramadım. Çaresiz düştüm. Başka yol kalmayınca ben de ömrümü ölüme sığınarak, mezartaşlarına bağlanarak geçirmeye karar verdim."
Sayfa 327 - İletişim Yayınları
Fikir Evreni
"Beni en çok yaralayan ne oldu biliyor musun? Düşmanımın acımasızlığı değil, dost bildiğimin, her şeyimi paylaştığım insanın sessizce arkamdan iş çevirmesi..."