"Biliyor musun, " dedi, "ben küçüklüğümde sokak sokak şarkı söylerken önümden geçen çocuklar annelerinin ellerinden tutardı. Annelerinin bir adı vardı, çocuklar annelerinin yüzünü ve adını bilerek uykuya dalardı. Öyle uyumak bana nasip olmadı. Annemin yüzünü görmeyi geçtim hiç olmazsa adını bulayım diye çocuk ayaklarımla şehirden şehire dolaştım. Karşılaştığım herkese onu sordum, öğrendiğim her dilde onun adını aradım. Onca dili onca kelimeyi unutup dilsiz kalsaydım da bir tek annemin adını bilseydim dedim hep. Hayatın anlamı bir kelimedeydi, o kelimeyle uyumada ve öylece hayatı unutmadaydı. Çocuktum o büyülü kelimeyi bulmayı başaramadım. Çaresiz düştüm. Başka yol kalmayınca ben de ömrümü ölüme sığınarak, mezartaşlarına bağlanarak geçirmeye karar verdim."
Sayfa 327 - İletişim Yayınları