aklıma gelen son çözüm ocağı söndürmeyi ''unutmak''. bununla başlamaya karar veriyorum. haberlerde sık sık evlerde yanıp kül oluyorlar ve genellikle yaşlı insanlar ocağı söndürmeyi unutuyor. ama sonra onları belki de benim gibi yalnızca ''unuttukları'' düşüncesi geliyor aklıma
ocağı sonuna kadar açıyorum, mutfak sandalyesine oturup bekliyorum. uzun süre bekliyorum, ama ölüm korkum hiç azalmıyor, yalnızca ateş basıyor bedenimi. bütün daire sıcak ve boğucu oluyor, yeşil halıdan, kahverengi duvar kağıdından bunalıyorum, dışarı çıkmak istiyorum, yaşamak istiyorum, kuaföre gitmek istiyorum, ama kuaföre gidemem, düğünden önce gitmiştim oraya, kuaför kadın ne zaman tarağı saçlarıma geçirirken kulaklarıma çarpsa oturduğum yerde büzülmüş ve ''bir daha asla'' diye düşünmüştüm, yine de dışarı çıkmalıyım, dışarı.