Hatice

Hatice
@binanintepesinde
ama çoğunluk yaşasın diye birileri ölmeli. fedanın bugünkü anlamı bu. yoksa köle olarak kalmayı, sonsuza kadar beyazadama su taşımayı ve onun için ağaç kesmeyi hak ediyoruz demektir. kölelik ile özgürlük arasında bir seçim yapıyoruz ve özgürlüğü yakalayıp onun için ölmemiz gerekiyor.
Sayfa 227·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
''bir şey düşünüyor gibisin'' diye ısrar etti Gikonyo, aklında az önce hayal ettiği motifi döndürürken. ''artık düşünecek ne kaldı?'' ''özgürlük!'' dedi Gikonyo coşkuyla. ''özgürlük! Evet, özgürlük''
Alıntı
En ufak bir baş ağrısında ağrı kesici içen, ufacık bir ben aldırdıktan sonra günlerce anestezik krem kullanan insanlar, kadınlardan doğum sancılarına seve seve katlanmalarını, yorgunluktan, korkudan ölecek olsalar bile dişlerini sıkmalarını talep ediyor, ''anne sevgisi'' düsturu bugün halen dini bir dogma gibi yayılmaya devam ediyor. anne sevgisine inanın! tanrınız ve kurtarıcınız o'dur! cennet o'nda, huzur oradadır!
Alıntı
nasıl olduğunu, kim olduğunu biliyordum ve ona nasıl gereksinmem olduğunu ve onun bana nasıl bir gereksinme duyduğunu. ah! ve seni öldürdüm! seni öldüren ben oldum, ben, camdan bir duvarın arkasından bakıyorum, sessiz ve kaygılı yüzüne dokunamıyorum! ben; aptal, kör, bencil ve zalim ben!
Alıntı
insanların neyi, neden anımsayıp anımsaması gerektiğini şeytanın bile bildiğinden kuşkuluyum ya, bana kalırsa "toplumsal bellek" falan diye bir zırvalık da yok zaten, insan türünün geliştirdiği diğer bir savunma mekanizmasından başka bir şey değildir bu "toplumsal bellek" kavramı. "geçmiş daha güzeldi" tümcesiyse, geçmişte şimdiye oranla daha az kötü şey olduğu anlamına gelmiyor, yalnızca insanlar geçmişin kötülüklerini unutuyorlar, hepsi bu.
Alıntı
Reklam