be fe

2/10
·168 syf.··
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 11:54
Maalesef Toshikazu Kawaguchi’nin Elveda Demeden Önce kitabı bende ciddi bir karşılık bulmadı. Kitabın içerisinde dört ayrı hikâye var ancak hepsi aynı dinamik üzerine kurulu: Daha önce o kafeye gelmiş, artık hayatta olmayan birine dair pişmanlıklarınızı hafifletmek için geçmişe dönüyorsunuz. Fakat kitabın da bize ısrarla hatırlattığı üzere, geçmişi değiştiremiyorsunuz. Kâğıt üzerinde oldukça güçlü çalışabilecek bir fikir gibi gelse de ne yazık ki pratikte aynı etkiyi yaratamamış. Hikâyelerin içinde soyut, havada kalan bir duygusal yük var; fakat bu duygu okura gerçekten işlenemiyor. Karakterlerin yaşadığı özlem, pişmanlık ya da kırgınlık anlatılıyor ama derinliksiz ve bayat kalıyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey güçlü bir duygu değil, aynı formülün farklı karakterlerle tekrar edilmesi oldu. Bir diğer problem ise tekrarlar. Kafenin kuralları her hikâyede yeniden, uzun uzun açıklanıyor. Bir noktadan sonra bu tekrarlar hikâyelerin önüne geçmeye başlıyor. Açıkçası kurallar tek seferde anlatılsa kitap en az elli-altmış sayfa daha kısa olabilirmiş. Kitap bana Profesör Do'nun Göz KliniğiProfesör Do'nun Göz Kliniği ’ni de anımsattı. Yine sabit bir mekân, doğaüstü bir unsur ve birbirine gevşek şekilde bağlanan hikâyeler… Belki bu tamamen kültürel bir farktır, bilemiyorum. Ama bu tarz anlatılar bende beklenen etkiyi yaratmıyor.
Elveda Demeden ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025604 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
3/10
·112 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 17:12
Richard Brautigan’ın Yani Rüzgar Her Şeyi Alıp Götürmeyecek romanının sonunda yer alan Cem Tunçer’in kısa yazısını okurken, kendisinden çok daha fazlasını beklemiştim. Hatta o birkaç sayfalık yazı, bende bu romanın tamamından daha fazla iz bıraktı. Yaklaşık bir saatte okunabilecek kadar kısa ve oldukça basit bir dille yazılmış bir kitap. Derinleşmeyen, çok tanıdık bir hikâye yine oldukça alışıldık bir yerden anlatılıyor. Kitabın bende yeni bir düşünce, yeni bir duygu ya da beklenmedik bir sarsıntı yaratmadığını söyleyebilirim. Bir de metinle arama mesafe koyan başka bir şey daha vardı. Bunun bilinçli bir tercih olup olmadığını bilmiyorum ama bazı cümlelerde bana kültürümüze ait olmayan, sanki Türkçeye çevrilmiş bir metin okuyormuşum hissi verdi. Ben okuduğum metinlerde kültürün kokusunu hissetmeyi severim ve özellikle yerli yazarlarda bambaşka bir keyif verir bu unsur. Ne yazık ki bu kitapta yer yer Amerikan dublajı izliyormuş yahut yabancı bir yazarı okuyormuş gibi hissettim. Bir Kutu Kitap üyeliğim sebebiyle okuduğum bir kitaptı; hatta bu ay gelen diğer kitapla birlikte aboneliğimi sorgulamama bile neden oldu. Yine de haksızlık etmek istemem: Kitaptan nefret etmedim. Muhtemelen beğeneni de çıkacaktır. Sadece ben, onca işin gücün arasında zamanımı verdiğim bir kitaptan biraz daha fazlasını bekliyorum. Bir yere dokunmasını, bir katman açmasını, kitabı hatırladığında belirli bir hissiyata götürmesini istiyorum. Bu kitapta bu hislerin hiçbirini yaşamadım veya yaşamaya yaklaşmadım. Hatta sanırım yolculukta okuyor olmasaydım elim tekrar kitaba gitmezdi. Belki ergenliğin ilk yıllarındaysanız ya da sosyal medya diliyle, modern ve hızlı akan bir üslupla anlatılmış tanıdık bir hikâye okumak istiyorsanız keyif alabilirsiniz. Ama benim için maalesef unutulabilir bir okuma
Melanie Klein, Melanie Klein!Cem Tunçer · Budala Kitap · 2026694 okunma
5/10
·136 syf.··
2026 9. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 00:07
Arka kapakta konuyu okuduğumda bu kitaptan daha fazlasını beklemiştim. Belki de bu beklentiyle okumasaydım daha çok sevebilirdim. Özellikle "Araplara satılan kızlarımızın" yaşadığı o toplumsal trajediye dair daha kapsamlı bir anlatı bulacağımı ummuştum; ancak roman daha çok tek bir karakterin dünyasına odaklanarak ilerliyor. Hikaye kurgusu beklentimin altında kalsa da, yazarın hakkını teslim etmem gereken muazzam bir yönü var: Üslup. Anlatım tarzı, derinliği ve özgün dili gerçekten olağanüstü. Sırf o kendine has anlatış biçimi için bile yazarın bir başka kitabına kesinlikle şans vereceğim. Hikayeden ziyade kelimelerin gücüyle tanışmak isteyenler için doğru bir adres.
Cümbezin KızıÜlkü Demiray · Bilge Kültür Sanat · 20241,955 okunma
5/10
·160 syf.··
2026 11. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 19:05
Okuması fazlasıyla kolay, derinliği az bir kitaptı. Otobüs yoculuğunda okudum ben, sanırım tam da yeriydi. Normal zamanda okumuş olsaydım, muhtemelen daha az keyif aldığım bir okuma olurdu. Çerezlik, kafa yormayan bir kitap arayanlar için tatlı bir hikaye. İki yalnız ve yaşlı ruhun birbirinde teselli bulması…
Ruhların SonbaharıKent Haruf · Dedalus Kitap · 20261,177 okunma
3/10
·192 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 00:35
Kitap başlarken derin, katmanlı ve çarpıcı bir hikâye okuyacağımı düşündüm; beklentim yüksekti. Fakat ilerledikçe bu potansiyelin yavaş yavaş dağıldığını hissettim. Özellikle son kısımda “ne okudum ben şimdi?” hissi ağır bastı. Oldukça yüksek potansiyelle başlayıp bunu sürdüremeyen bir roman olarak aklımda kaldı.
Profesör Do'nun Göz KliniğiYoonha Byun · Nora Kitap · 20251,097 okunma