“İç dünyamızda bizi Allah’a ulaştıran manevi kapının tam karşısında yine görünmez bir başka kapı bulmuş: nefis kapısı. Nefis kapısından giren de hazların kölesi haline gelir. Vesveselerin ve nefsin bitip tükenmeyen isteklerinin boyunduruğu altında bir esire dönüşür. Manevi kapımız benliğimizi ne kadar hür ve güçlü kılıyorsa nefis kapısı da bizi, bir o kadar köleleştirir ve aciz hale getirir.”
“Tevhidin mekan bulacağı kalp, önce ona muhalif bütün varlıklardan, dünyevi ve nefsani kirlerden arındırılmalıdır. Bu sebeple Kelime-i Tevhide, önce ‘nefy’ yani ‘red’ ile başlanır. Yani Lâ ilahe, diyerek kalpten adeta put haline gelmiş bütün nefsani hevesler ve çirkin huylar çıkarılır.”