Kendini ve yaptıklarını övmekten hiçbir rahatsızlık duymayanlar, yapamayacakları işlere talip olurken fazladan çalışmasına rağmen alçakgönüllülüğü elden bırakmayan Selim’e, “Bu kadar mütevazı olma. Gerçek sanırlar,” demişti Fikret.
“Huşu ile kılınan namazın kalitesi arttırıldığında kalpteki etkileri de muazzam boyuta ulaşır. En büyük etkilerinden biri ruhumuzu sıkan dağınıklığı toparlayıp zihni tek bir merciye bağlayarak rahata kavuşturmasıdır.”
“Kalpteki inancı ölçen en güvenilir tartı namazdır. O ne kadar tam ise kişinin imanı da o kadar tamdır. Namaz, hem zikrin en pratik halidir hem de bizi çok yönlü eğiten manevi bir disiplindir. Günde beş ayrı zaman dilimine bölünmüş olmasıyla dahi tek başına bir terbiye özelliğindedir.”