Esra Ş., bir alıntı ekledi.
6 dk. · Kitabı okudu

"-Niçin seversin Güntülü?
-Sevginin niçini olmaz ki efendim…Düşünsem belki makul bir sebep bulabilirim.Fakat bu hakiki sebep olmaz.Çünkü biz önce severiz.Sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışırız.Bu da hodbinliğimizden doğar efendim"

Ruh Adam, Hüseyin Nihal AtsızRuh Adam, Hüseyin Nihal Atsız
Mustafa Yıldız, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

Hiç tanımadığımız birinin gülüşü daha ilk karşılamanızda hoşunuza giderse, karşınızdakinin iyi bir adam olduğundan tereddüt etmeyiniz.

Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 47 - isbankasi)Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 47 - isbankasi)
Bilge Gürbüz, Yüksek Şatodaki Adam'ı inceledi.
 6 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · 5/10 puan

Bu romanın iki eleştirisi yapılabilir. İlki yarattığı etki bazında, ikincisi ise romanın içeriği hakkında. İlki kesinlikle olumlu yönde olacaktır zira Yüksek Şatodaki Adam romanı sayesinde, Alternatif Tarih de bir bilim kurgu alt türü olarak genel geçer kabul gördü ve dahası, kurgu edebiyatında muazzam ufuklara uzanan kapının kilidi açıldı. Hayal gücü yine üstün geldi.

İkinci eleştiri ise olumsuz olacak. Zira Philip K. Dick tasvirleri zayıf, aksiyon sahnelerini de tam yansıtamayan bir yazar. Hal böyle olunca, kurgulanan muazzam dünya oldukça yavan, hatta vasat altı yansıtılabilmiş. Böyle bir dünyaya aksiyon şart demiyorum lakin devam romanına girişip bırakmasını şahsen bu gerekçeye bağlıyorum zira kaçınılmaz olarak iş o noktaya varacaktı. Öte yandan Nazilerin ve Japonların galip geldiği ikinci dünya savaşının şekillendirdiği dünyada, 1960lar Amerikası da oldukça ilgi çekici tabii. Lakin ne Amerika, ne de dünya hakkında elle tutulur çok fazla bilgi veremiyor Philip. Paranoyası, sanırsam o dönem kazık yediği kız arkadaşı yüzünden neredeyse şıllık diye nitelendireceği kadın karakteri, yine o dönemler merak saldığı Japon/Uzakdoğu kültürü(onur vs.) ve çubuk atma falı gibi etkenler o kadar çok yer işgal ediyor ki, çevreye hiç değinmiyor. Yani antikadan, çubuk falından biraz daha kısıp dünyayı tasvir edebilirdi değil mi? Metnin İngilizcesi de yine bu konuda fevkalade yetersiz.

Üstüne üstlük, Amerika'nın Nazi işgali altındaki kısmı romanda yer edinemiyor. Bu büyük eksikliği uzun uzadıya yazmama gerek yok. Roman çok yavan ve basit kalmış.

Ek olarak Yüksek Şatodaki Adam bir "What If" yani "Ya böyle olsaydı" sorusunun cevabı değil. Romanın mesajı açık ve net: Dünya savaşlarını kimin kazandığı mühim değil, ABD ve Kapitalizm ekolü öyle bir global etkiye sahipti ki, dünyanın gidişatını temelden sarstı ve bu saatten sonra gerçekleşecek hiçbir şey, bahsi geçen etkiden bağımsız gelişemez. Philip'in paranoyası çift kutuplu yani, hem Nazilerden hem de Kapitalizmden kaynaklı bir paranoya söz konusu. Sermaye ve ABD stili o kadar nüfuz etmiş ki dünyaya, söküp atmak imkansız hale gelmiş kısaca.

Finali güzeldi ama o bile kurtaramıyor işte. Yine de kurgu edebiyatını sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.

Kübra Ateş, Kedi ve Ölüm'ü inceledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yalnızca resmin sonuna yaklaşınca mı görürüz kamufle etmesi mümkün olmayan, kabaca isteksizce ve tutkusuz, fütursuzca vurduğumuz fırça darbelerinin izlerini.

Ressam Zâhit' in iç çekisleri, pişmanlıkları, hayatı, film şeridi gibi başından sona akarken romanın ; o ölüm, son ve varoluşunun derinliklerinde kendini ararken ya da çoğu zaman pişmanlıkları için sitem ederken kendine, bana, insan doğasının yatkın olduğu rutin sapkın eğilimlerde alışkanlıkların, hayallerin önüne geçip oturan ve her bir değişim için ufacık bir kanat çırpışında bile karşısında intikam ile yanıp tutuşan vahşi bir kedi misali insanı nasıl trajik bir sona uğurladığını gösterdi. Uğurladı diyorum çünkü bu kediyi çoğu zaman biz besliyoruz, bilerek ve isteyerek.

Romanı, keyifle ve bitmesini istemeden okumama rağmen, son kısmı beni fazla tatmin etmedi. Çünkü ucu okurun hayal gücüne açık bırakılmış gibi de değildi, zaten kaçınılmaz bir son olan ölüm her an varolan bir olguydu kitapta ama son ana kadar umudunu yitirmeden yaşama tutunan bu adamın ne yapacağı pek kestirilemiyordu. Bu yüzden zihninde ve reelde yaşadığı şeyler birbirine karışıyordu.

Elden ayaktan düşse bile öyle ruhani buhranlar geçiriyor ki, tek bir damla yaşam suyu için kafasında korkunç ritueller gerçekleştiriyor.

Zihninde bu gayesi için cinayet işlemeyi düşlüyor ki romanın en başlarında karınca bile incitemem diyen bir adam bu . Öyle diyor ama Brüksel' de geçen öğrencilik yıllarında Van gogh' a özenip sırf dikkat çekicem diye yüzünde derin yara izleri açması , sona doğru giderken ortaya çıkan o sadist ruhunun bir göstergesiydi zaten.

Korkuyla umudu öyle bir harmanlanmış ki Zâhit Bey adeta bir şizofreni hastası gibi arafta kalmış her türlü tezatlığı yaşıyor içinde. Herkes kendinden birşeyler bulabilir burada.
O yüzden herkes okusun bu kitabı.

Kübra, Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm'ü inceledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Kitap, dünyanın çeşitli yerlerinden siyasal nedenlerle çıkıp İsveç'te yaşamak durumunda kalan insanların ortak bunalımlarını anlatıyor. Her birinin hikayesinden kesitler sunuyor. Ancak en geniş yeri Türkiye'den gelen Sami kaplıyor. Içime öküz oturdu diye bir tabir var ya, işte Sami'nin hikayesini okurken insanın içine öküz oturuyor. Siyasetin o pervasız kibri, insan hayatlarının üzerinde çok büyük yıkımlara sebep oluyor. Kimi hayatını kaybediyor, kimi sevdiğini, kimi aklını... Ve bu dünyanın her yerinde böyle.
Kitabı kesinlikle tavsiye ederim.

Kübra, bir alıntı ekledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Ben ömrüm boyunca bir köpek olarak yaşamıştım ama artık kesin kararım, bir kediye dönüşmekti. Kedi olacaktım. İşte yazarın bilemediği en temel konulardan biri buydu. Artık hayatımda bir köpek olarak yaltaklanmalara, bağlanmalara, başkalarını kendime bağlama çabalarına, başımı okşatmaya, sevgi ve sıcaklık ihtiyacı içinde insanların bacaklarına sürünmeye, kuyruğumla birlikte tüylü kıçımı da sallayarak sevimli görünme gayretine hiç yer yoktu. Uzun zaman önce bırakmıştım bunları. Köpek olduğum yıllarda hepsini yapmıştım, hem de fazla fazla; ama bu beni felakete götürmüştü. Ölümün kıyısına gelmiştim. Ölümün kıyısı, ölümün kendisinden daha feci bir şeydir, bunu yaşayarak öğrendim.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü LivaneliBir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli
Karanfil, Yeni Hayat'ı inceledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · 5/10 puan

Pamuk'un okuduğum ilk kitabıydı. Aslında kurgusundan az buçuk birşeyler hatırladığım ilk ve son kitapta diyebiliriz. Elif Şafak ile bu yönden pek çok ortaklıkları olduğunu düşünüyorum.

Başlarda kitap size çok yavan hatta kurgu olarak basit gelebilir. Ama ortalarına vardığınızda bir anda n'oluyor lan dedirtecek durumlar olacak. Bu adam kim burası neresi hangi ara bu konuya geldik derseniz şaşmayın. Hatta bir sonuca varmadan da bitebilir. Her an her şey olabilir.

Bu kitapta belki de tek sevdiğim şey şuydu; "Bir kitap okudum hayatım değişti." Bu laf o kadar doğru ki... İnsanlar kitapları hafife alıyor. Oysa şu zamana kadar olan çoğu kavga gürültü zihinlerde mesken tutulmuş fikirlerin kitaplarla konargöçerlik yapıp başka zihinlere nüfuz etmesiyle olmuştu. Bir kitap bir hayatı bir hayat ise birçok hayatı değiştirebiliriz.

Scorpıon, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okuyor

"20 duraklik mesafe katetsen, ama görevliye 2 durak geldiğini söylesen ne olacak? Senin trene nereden bindiğini nasıl anlayabilir?"
Arkadaşım hayretle bana baktı:
" Böyle bir şeyi niye yapayım ki?"
"Yanı ,mesela 750 yen yerine 150 yen ödersin...Çaktın mı köfteyi?"
"Ama böyle bir şey yaparsam tren şirketleri zarar etmeye başlarlar. Dolayısıyla zaman içinde fiyatlari artırmak zorunda kalırlar. Ve benim cocuklarim gelecekte bu hizmetten daha pahalıya faydalanırlar."
Adam ciddi mi diye bir süre yüzünü inceledim. Gayet ciddiydi. Utancımdan deprem olsa yee yarilsa da içine girsem diye bekledim...

Japon Ne Yapmış, Onur Ataoğlu (Sayfa 121)Japon Ne Yapmış, Onur Ataoğlu (Sayfa 121)
Kübra, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Evliliklerde de böyleydi bu. İnsanlar biriyle evleniyor ve bir süre sonra zamanın değiştirdiği, bambaşka bir adam ya da kadın yaptığı o kişiyle hayatılarını geçirmek zorunda kalıyorlardı.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü LivaneliBir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli