Okur
Muhammed
bir alıntı ekledi.
Postman'a göre ABD'de bütün bir kamusal alan bu eğlence ideolojisi tarafından dönüştürülmüştür. Bu düşünme biçimi “televizyonun sürrealist çerçevesinde mantığı, aklı, ardışıklığı ve çelişki kurallarını terk eden bir söylem tipini” ön plana çıkarır (Postman, 2014, s. 119). Burada geçerli olan akıl değil duygu; gerçek değil şovdur. İlk anda abartı gibi gelse de bu düşüncelerin karşılıklarının olmadığı söylenemez. ABD'de gerçek cinayet davalarından trajik aile olaylarına birçok şey televizyonda canlı olarak gösterilmekte, televizyonda günah çıkarılmakta ve daha birçok konu televizyonun nesnesi kılınmaktadır. Kitlenin bir cinayet davasıyla komik bir diziden, politik veya dini tartışmaların yapıldığı bir programla bir macera filminden beklediği şey de aldığı şey de aynıdır. Postman'a göre burada içerik değil; eğlence, imaj ve görsellik önemlidir ve bu programların hepsi aynı işlevi görür: Boş zamanlarda kitleyi eğlendirme. Postman'ın analizine göre burada asıl “tehlike” bu görsel, yüzeysel, imaj ve şov merkezli düşünce biçimi bir kere içselleştirildiğinde söz konusu toplumda bütün meselelerin aynı yüzeysellikte ele alınmaya başlanması ve bütün ilişki biçimlerinin “imaj bırakma” üzerinden yürütülmesidir:
1
Ben vedaları sevmem albayım. Hiç gitmesin insanlar. Hele gelmemek üzere giderlerse çok üzülürüm albayım. Dayanamam. Gelmemek üzere gidenler çok sevdiklerim olur genelde. Bi’ de bir hikaye bırakır ki geride, noksanlığın daniskası içinde. Ölse, öldü dersin, ama ölmez onlar. Ölmesinler de. Ölürlerse bi’ kere daha üzülürüm. Çünkü koklayamazlar bir daha çiçek. Yazık olur..
20
Aşkın Hayali, Hayalin Aşkı
Bir kere düşmüşsen gecenin kanallarına Kapılmışsan o delici gözlerin derinliğine Zamanın gerisinde kalmaya razı olmuşsun demektir Gözlerini ayıramamak bir türlü salak gibi Aşık olmak tatlı kıvrımlara karşında duran Buna rağmen soğuk bir kasım rüzgarının nefesiyle Üflemek tepkisizce kuzeyden o sıcak tene Kuşlar eşliğinde yapılan tüm resitallerden Ya da her gün başka bir güne uyananan manyaklardan Uzaklaşmak gerek elbette, uyandırmak isteyen huysuzlardan Delirmeden önce havadaki o ağır şekerli kokudan Kaçmam gerek benim de, uzaya ulaşamaz belki etkisi Venüste kesin yakalar, mars daha eril her zaman Kafiyeye bile katlanamıyorlar orada, nerede aşk Mantıklı bir açıklama yapan herkes girebiliyor hem Kalbimin içini göstersem yeter seninle dolu Kabul edilecek bir kişi,iltica sebebi aşırı sevi Elbette bütün bunlar işin esprisi Hem kim seni sevip hayatta kalabilmiş ki? Gideceği yere varınca intiharı seçen kuşlar gibiyim Bulup bulabileceğim tek güzel metafor sırtımda Gizlice terk ediyorum güneye göçen kafileyi Ezan sesleri instant crush ile karışıyor Tüm agnostikler köşelerinde gizlice sırıtıyor Ne olursa olsun asla yalnız olmayacağız bir daha Birlikte eriyeceğiz güneş çıkınca tepeye Birlikte öleceğiz, insanlar arkamızdan binbir şey söylerken Ve birlikte söyleyeceğiz o şarkının sözlerini inadına Böyle değildi ama hatırladığım sözler galiba Geldi galiba trenim, gölgeler küçülüyor aceleyle Elveda demek gerekiyor galiba bu şehre, bu dünyaya Temkinli bir hayatım vardı, adieu tüm plaklarım Adieu uykusuz her gecem, adieu gereksiz hayallerim Adieu çocukluğum, büyüklüğüm, yanlışlığım, yalnızlığım Parlayacağım üstüne, nerede olduğum belli olmasa da Gölünün üstünde yakacağım ateşimi elimde kılıcımla Nefes mi, almıyorum ki seni tanıdığımdan beri Dağılmışım tamamen bu şiirdeki anlatılan her şey gibi Biraz mucize gerek çizgiyi geçmek için, Sezar için bile Direniş kuvvetlerim uyanacak birazdan tekrar Ve ben kukla bir Vichy'i tercih edeceğim senin yerine Çok zor bu allahım, inanmadığım için olsa gerek sana Mükemmel bir atlıkarıncada uçuyormuşuz gibi sanki Ben döndüren hayat diyorum, sen arttırıyorsun sürati Saklanıyorsun durmadan, sadece öpmek istediğimde onu Karşıma çıkıp, yasak diyorsun her tanrının yapacağı gibi Ve ben, karar verdim aniden, renk olsun dedim yüzüne karşı Neden ışık değil , hiç bir şey öğrenemedin mi diye sorsan da Rengini yazalım diyorum hayatın, yeterince sıcak değilmiş gibi ağustos Neden sonra başlangıçların ilahesi çattı kaşlarını Bir an herşey değişecek, her an baştan yazılacak sandım Ama Bob Dylan'ı seviyormuş o da her ölümsüz gibi Patre Nostro'dan hallice çalmaya başladı, "Bir çıkış yolu olmalı" diye Joker, hırsız, kule hepsi dönüyordu hortum içinde Kansastayım sandım en başta, sonra fark ettim ama ellerini Beraber dönüyorduk atlıkarınca ve hortumun içinde Beraber eriyorduk Hellios'un sinirli gözlerinde Beraber batıyorduk o gölün içine seninle bu gece Yasak peygamberlerin de hiçbiri açılamadağından sevdiğine Farklı yerlere düşmemiz söz konusu değildi bu kez gökyüzünden Uzak kalmışklen ama kalabalıktan ve kaostan ve bittabi kötü insanlardan Olabilecek en amatör, en klişe , en zayıf şekilde bitirmek istedim şiiri Tuttum ellerini por una cabeza çalarken zihinlerimizde Sonra döndürdüm seni, döndürdüm döndürdüm döndürdüm sonsuzluğa
4