Dünyanın en uzun bekleyişiyle lanetlenmiş biri gibi, yıllar ve yıllar ve yıllar boyu bekledim. Nihayetinde beklediğim şey gerçekleşmedi ve konu, bütün bunlar yaşanmamış gibi aceleyle kapandı. Elime bir avuç toprak tutuşturdular, "Al bak, bu hayat" dediler, şaştım kaldım. Şaşkın şaşkın duruyorum. Bir şeyi beklemezken ne yapılırmış tamamen unutmuşum, umarım bir vadede hatırlayıp kımıldayacağım.
Herşey vardır; hiçbir şey yoktur: Her iki söylem de eşit bir açıklık sağlar. Mutsuzluğu için endişe eden; iki söylem arasında korkak ve şaşkın, küçük bir ayrıntının merhametine muhtaç, varlığın güvenliğine ya da varlıktan yoksunluğun güvenliğine sahip olamadan öylece kalakalır.
Omuzumda kok kömür karga, kuyruktakiler şaşkin,
belki bir parça tedirgin,
gişedeki yaşlı kadin içeri
onunla giremeyecegimi soylerken
kararlı. "Anlayamıyorum," diyorum, "kargam sessiz ve dikkatli bir seyircidir,
bir filmi başından ucuna kıpirdamadan, neredeyse gözlerini kırpmadan izler,
hem bilet úcretini ayni koltukta oturacagımız halde ödemeye hazinm."
Låf anlatmak çok zor insanlara,
bir çogu duüpedúz kalin kafali,
temel felsefeleri olmus istisnalar
kuralları bozmaya yetmez fikri,
bir dahaki sefere sivah gözlükler takmalısın diyorum kargaya,
taviz vermeye yanaşmiyor.
en dürüst tarifini ben yapıyorum aşkın
peşinden koşmadığım için Züleyha şaşkın
gidenler zaten bir araya getiremezler iki ayeti
mahşere sakladım kalbimi meşgul eden şikayeti
sevmesini bilmeyenlere ben zehirden acıyım
dinlerini yıkarak yuva kuranlardan davacıyım
biri sakal derdine düşmüş lakin sireti boş
oysa sonradan evliya olmuştu nice sarhoş
diğeriyse rutubetine aldandı yüzümün
mağaradan çıktığını bilemedi sözümün
aklımda tutacağım tek hakikat ölümdür
ölümü unutarak yaşamak kendine zulümdür
istemem dünyanın bayatlamış sevdalarını
heves uğruna üzdüler gülizarın mevtalarını
ey yıldız katilleri, beni kuyulara atın
randevuları hep asılsız çıkıyor vuslatın
artık çekilin başımdan naylon bebekler
beni yağmur duasına bekliyor kelebekler