Her neyse.. sonu gelmiyordu bunların, sonunu, dibini bulamıyordu: boşa koysa dolmuyor doluya koysa almıyordu. Onun kuyusu da buydu belki. O sıçanların cirit attığı, leşlerin sürüklendiği.. kendini bir düşteymiş gibi düşünmesi kolaydı, ben bir düş görüyorum, der ve işin içinden sıyrılabilirdi ama kendini aldatmak istemiyor, bu kuyunun bir düş olmadığını kabul etmesi gerektiğini biliyor ve işin bir başka gülünç yanıyla yüz yüze bulunduğunu ayrımsıyor ve kendi kendine ben hakikati arayan biriyim diyebiliyordu.