"Şiddetli arzu duyan zihin sadece ızdırap getirir. İnsan ne zaman daha çok para, yiyecek, elbise ya da unvan isterse ve talep çukuruna düşerse; kendini hırs kuyusunda dibe doğru ilerlerken bulur."
"Kişinin kendi duygusal ve zihinsel tutum-davranışlarına hâkim olması demek, kendini tanıması ve bilmesi demektir. Zaten gerçek bir eğitim, önce kendini tanımakla başlar. Eğitimin asıl amacı, kişinin kendini bilmesi ve kendi kendini eğitmesidir."
"Kendini yenileme ve hataları olumlu bir fiile dönüştürme becerisi, kulun iradesi işin içerisinde olsa bile aslında Allah'ın ikramıdır. Ebu Hafs'a tevbenin ne olduğu sorulunca: 'Kulun tevbede bir rolü yoktur, çünkü tevbe ve dönüş, önce Allah'tan kuladır, kuldan Allah'a değildir.' demiştir. Bu sözün manası Allah dilerse, kul tevbe eder demektir. Bu nedenle Haris muhasibi, 'Hiçbir zaman Allah'ım, Sen'den tevbe talep ediyorum demedim. Fakat Sen'den tevbe etme arzusunu sürekli kalbime ikram etmeni istiyorum, dedim.' diye niyaz etmiştir."
"Samimiyet, sevgi ve derin bir aşkla yapılan tevbe, insanın anlam arayışı üzerinde terapik bir etkiye sahiptir. Nitekim insan, belirsizlik karşısında hissettiği tehlike duygusuyla baş etmek için anlam arayışına girer; kutsal ve her şeye kadir olan bir güce inanma isteğiyle bilinçsizliğe karşı bir savaş verir. Anlam, teselli ve ölümden sonraki yaşam arayışları, bilinçte mevcuttur. İnsan, Allah'a yönelip O'na sığındığı sürece hayata değer katan manaları ve anlam arayışını keşfeder."