“Gülmek varlığı ele geçirebilir diye düşündüm. Kısacık bir an için bile olsa gülmek pusuda bekleyen ölümü yenebilir. Bu yaşamaktır. Yaşamak zaten anlık bir şeydir.”
“Seçilmiş bir yalnızlık olsun ya da olmasın, yalnızlıkta insanı değerli kılan, soylu bir taraf var. Yalnız insan geçmişine bakabilir, geçmişinden acı duyabilir, kederlenebilir ama bakabilir. Oysa terk edilmişliğin soylu bir yanı yok. Acınası bir durum, sen istediğin halde istenmemek.”
“Sanki derimin altında benden daha büyük bir şey var ya da beni yutmuş bir boşluk,” diyor. “ Bu şey her neyse bedenimi zorluyor. Kendimi bir gün yırtılacakmışım, paramparça olacakmışım gibi hissediyorum. Varlığımla yetinemiyorum. “ Belki de yetinmek kelimesi yanlıştır,” diyorum. “ Olabilir, dünyayı benimseyememek demek daha doğru,” diyor. “ Ben de bu dünyayla uyuşmayan bir şey var.”