Biz Kudüs’te kirada oturuyoruz. Halep’ten bu tarafa geçmeyen şey, yalnız Türk kâğıdı değil, ne Türkçe ne de Türk geçiyor. Floransa ne kadar bizden değilse Kudüs de o kadar bizim değildi.
Yanımızdan bir çöp arabası geçti, kenarından bir kol sarktığını gördüm.Belediye, ölü ve can çekişenleri topluyordu. Gün doğmadan sokağı susturmak lazımdı. Süprüntü maşası ve ölüm, el ele Beyrut’un hazin sabah tuvaletini yapıyorlar.