Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Çok kitap okuduğu zaman gözleri kızarır ve yaşarırdı. Onun da çaresini bulmuştum: ince ince tülbentler hazırlar, gözleri yaşarınca verirdim. O da tülbentle gözlerini kurutur rahatlardı…”
Böyle bir adamın kurduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bu kitap benim başucu kitabım, her sene tekrar tekrar okumak istiyorum. Her Türk gencine de tavsiyemdir.
“Çok kitap okuduğu zaman gözleri kızarır ve yaşarırdı. Onun da çaresini bulmuştum: ince ince tülbentler hazırlar, gözleri yaşarınca verirdim. O da tülbentle gözlerini kurutur rahatlardı…”
Atatürk’ün kitap okuma zevki ve kitap tutkusunun ta çocukluk yıllarında başladığını herkes bilmektedir. Atatürk yalnız tarih, askeri ve bilimle ilgili kitapları değil, gençliğinden itibaren zaman zaman roman okumaya da çok meraklı olduğunu biliyoruz. Bilhassa Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu ile Aka Gündüz’ün Dikmen Kızı romanlarını çok severek okuduğunu bizzat kendisinden duymuştum. Hatta bana da bunları okuyup okumadığımı sormuştu; okuduğumu söyleyince de kendisinden bir aferin almıştım.
“Kitap okurken altlarını muhakkak kırmızı kalemle çizerek, önemli hususları belirtirdi. Önemli olmayan yerleri ise ya mavi ya da kurşun kalemle çizerdi. Sayfa kıvırmaya çok kızardı. Müthiş bir hızlı okuma tekniğine sahipti. Her zaman müsait olduğunda devamlı okurdu. Tabii ben de her zaman hazır ve nazır onun yanındaydım…”