Aslında kitabın hepsini okumadım. 1-5'e kadar (5 hariç) ve 8.bölümleri okudum. Diğer bölümler iş yaşamıyla ilgili bölümlerdi. Doğan abi bizlere çok güzel bir düşünce bırakmış; benden biz nasıl olur ve niçin olmalı? Doğan abinin belirttiği gibi bu gerçekten bizim toplumumuzun temel eksikliklerinden biri olduğunu düşünüyorum. Sen-ben fikriyle yaşayan insan ne kadar olursa olsun bencildir. Kendini bir yerden sonra dünyadan-doğadan ayrı kılar. Her insanın bu kitaptan fikirler edinebileceğini düşünüyorum. Ayrıştıran değil birleştirici fikirleri olan bir kitap. Herkese iyi okumalar!
Muhtemelen kitap okur gibi baştan sona okumayacağım ancak arada açıp belli pasajları çizdiğim oluyor. İnançsal boyutta bence en büyük çıkmazlardan biri ise (en büyüğü değil çünkü teslis başlı başına açıklaması zor bir problem) yanılmıyorsam Matthew 24:36'da o günü ve saati (kıyamet saatini) ne gökteki melekler ne de oğul bilir, yalnızca baba bilir denmesine karşın Hristiyan teolojisinde(Unitarians gibi istisna gruplar hariç) hem yahvenin hem de oğulun (yani isanın) all-knowing kabul edilmesi. Bence bu inanç direkt bu pasajla çelişiyor, genelde Hristiyanlar buna şöyle bir açıklama getiriyor: Tanrı kendi iradesini kullanarak oğul formundayken kendi gücünü kısıtladı, ancak bilmiyorum pek tatmin etmedi bu açıklama beni.
“Hayatta her şey kötüye gidebilir, aşk hariç. Yeter ki bitkin düşen, bocalayıp tökezleyen zayıf iradeli biri olmasın, aşk hiçbir zaman yolunu şaşırmaz.”
Üniversiteye gitmenin ve eğitim almanın en önemli nedenlerinden biri, tüm hayatınız boyunca doğru olduğuna inandığınız şeylerin doğru olmadığını ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenmektir.
Orta Çağ Müslüman saraylarının en güzel örneği Batı Avrupa’da bulunmaktadır. Gerçekten de Elhamra, Orta Çağ’dan günümüze ulaşan tek Müslüman sarayıdır. İspanya’nın Endülüs bölgesinin başlıca şehirlerinden biri olan Granada’ya tepeden bakan mükemmel bir konuma sahiptir. Modern Endülüs (ya da İspanyolcada Andalucia) İber Yarımadası’nın en güneyinde yer alan sekiz vilayetten oluşmaktadır: Malaga, Cadiz, Sevilla, Huelva, Kurtuba, Jaen, Almeria ve Granada. Günümüzde Endülüs, İspanya’nın yalnızca en güney bölgesini ifade etse de Orta Çağ’da Endülüs (ya da Arapçada el-Endelüs) İber Yarımadası’nın Müslüman hâkimiyeti altında olan kısmını, yani yarımadanın büyük bir kısmını ifade etmekteydi.
711 yılında Arap ve Berberi orduları Cebelitarık Boğazı’nı geçerek yarımadanın kuzeybatı köşesi hariç tamamını hızlı bir şekilde işgal etti. Müslüman orduları Güney Fransa’yı da kısa bir süreliğine işgal etmiş, hatta bazı birlikler şimdiki İsviçre’ye bile girmişti. (Birkaç on yıl önce bir Arap akıncısı ve devesinin donmuş cesetleri İsviçre karları altında bulundu.)