İnsanın hayatta en büyük zevkinin bugünkü gibi oburluk, sefahat, kibir, övünme, kıskançlıktan gelen rekabet gibi hırs zevkleri değil de aydınlığa, acımaya hizmet etmek olduğu düşüncesi sadece bir hayal midir?
“…Sorarım size, yüksek düşünceler kimde doğar? Bir köşeye çekilmiş bir zenginde mi, yoksa kendini her türlü maddiyattan, alışkanlık zincirinden kurtarabilmiş bir insanda mı?”
İnsan zekâsı gitgide kişilerin güvenliğiyle rahatının tek, özel çabalarla değil, toplumun birleşmesiyle sağlanabileceği konusunda alaycı bir anlayışsızlık göstermeye başladı.