Oysa biri olmak, boynumuza ağır ve aptalca bir kurgu zincirleyen ( bizi benlik tasvirimize sadık kalmaya zorlayan) toplumsal zorunluluk değil midir? Yürürken biri olmama özgürlüğünü yakalarız, çünkü yürüyen bedenin tarihi yoktur, o sadece hareket halindeki kadim yaşamdır. İşte biz, iki ayağı üstünde hareket eden, büyük ağaçlar arasındaki katıksız güç ve haykırıştan ibaret bir hayvanız.