Gece Yarısı Kütüphanesi'ni okudum olarak işaretledim ama aslında sesli olarak dinledim. Tam da ihtiyacım olan bir zamanda denk geldi.
Nora, hayatı eline yüzüne bulaşmış bir hanımefendidir. Tam dipteyken gece 00.00'da intihar eder ve araf'a yani gece yarısı kütüphanesine düşer. Orda eski kütüphanecisi Bayan Elm vardır. Bu kütüphanedeki tüm kitapların içinde Nora'nın olası hayatları vardır ve Nora neredeyse bütün hayatları dener. Bazısında başarılıyken bazısında başarısız. Bazısında çok sevdikleri yaşarken bazısında çok sevdiklerinin ölmüş olduğunu öğrenir. Gerçekten yaşamak istediği hayatı bulana kadar Nora hep farklı hayatlar deneyecektir. En sonunda asıl hayatını bulana kadar..
Kitap hakkındaki eleştirilerime gelecek olursak öncelikle Nora'ya çoğu zaman sinir oldum. Haksızlığa uğradığını düşündüğüm vakitler de oldu ama çoğu ama sinir olarak okudum. Çünkü gittiği hayatlarda ona gerçekten iyi davranan insanlara çok kötü davrandı. Onun dışında içinde verilmek istenen mesajlar çok güzeldi, bana çok iyi geldi. Gerçekten tam ihtiyacım olduğu vakitte denk geldi. Yaşanma ihtimali olmayan şeylerin yasını tutmanın aslında boşa bir çaba olduğunu öğrendim. Hayal ettiğimiz farklı bir yaşama özlem duymak insana her zaman olası gelir ama aslında bu bir bilinmezliktir. Gerçekten tahmin ettiğimiz kadar güzel olacağını bilemeyiz. Belki de çok kötü olacaktır. Güzel şeyler kattığını düşünüyorum ve bu kitabı dinlediğim süreçte film olarak izlemeyi çok istedim. Umarım filmi çıkar ve izleriz. Kesinlikle herkesin hayatında bir kere okumasını önereceğim bir kitap.