Eğer o, açlığı, susuzluğu, sıcağı, soğuğu hissedebiliyorsa, demek ki aşkı da hissedebilirdi; bir erkeğe olan aşkı. Eh, kendisi de erkekti işte. Niçin Ruth'un seveceği erkek kendisi olmasındı?
" Bilgi, bana bir harita odası gibi geliyor. Ne zaman kütüphaneye gitsem, bende bu etkiyi bırakır, öğretmenlerin oynadığı rol, öğrencilere harita odasının içindeki şeyleri sistemli bir şekilde öğretmek. Öğretmenler, harita odasında dolaşmamıza yardım eden kılavuzlardır, o kadar. Bu onların kafasında olan bir şey değil. Onlar yapmıyor bunu, onlar yaratmıyor. Bunların hepsi harita odasında var, onlar da bu odada nasıl dolaşılacağını, nereye el atacağını biliyorlar. Görevleri de, bu odada kaybolabilecek olan yabancılara yol göstermek. Ama ben kolay kolay kaybolmam. Ben, yerimi görmesini bilirim. Genelde neredeyim bilirim.
Sizin bu evde içinize çektiğiniz hava gibi bir havayı teneffüs etmek istiyorum. Kitaplarla, resimlerle dolu, içindeki insanların alçak sesle konuştuğu, insanların temiz olduğu bir havayı.