Mü’min, günahını, üzerine yuvarlanmasından korktuğu bir dağ zanneder. Günaha dadanmış kişi, günahını burnunun ucuna konmuş, ona bir şey söylediğinde uçacak bir sinek gibi görür.
- Hadisi Şerif-Buharî, De’avât, 4
"Namazlarında bilinçli ve devamlı olanlar, mallarından ihtiyaç sahibi olanlara verenler, din (ceza) gününün varlığını tasdik edenler, Rablerinin azabına karşı korku ve saygı içerisinde bulunanlar; onlar ki zaten bu azaba karsı kesin emin olmazlar. (Yine onlar) iffetlerini eşleri ve ellerinin altındakilerinin dışında kalanlara karşı koruyanlardır. Bu sınırlara göre davrananlar asla kınanmazlar. Onlar; emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler, şahitliklerini dosdoğru yerine getirenler ve namazlarını hakkı ile koruyanlardır. İşte bunlar cennette ağırlanacaklardır."
Bu âyetler sanki Mâûn Sûresi'nde yerilen ve kınanan şahsa karşı "İdeal bir mümin nasıl olur?" sorusuna verilmiş bir cevap gibidir.