Televizyon dizilerinde kötülük ballandırarak anlatıldı; adeta kötülüğe tapınan, kaba kuvveti kutsayan bir negatif ahlak peyda oldu. Şarkılarımız da değişti elbette, masumiyetin yerini ölçüsüzlük ve itiş kakış almakta gecikmedi. Sevgilisine naz yapan, ona siz diye hitap eden, saygı ve hürmetini karşılıklı olarak sürdüren masum âşıkların öyküsü yok artık şarkılarımızda.
Diplerde bir yerlerde, göbek atmayan, birbiriyle ölçüsüz konuşmayan, kibar, saygılı, geçmişin masumiyetini tekrar eden bir Türkiye var. Günümüzün kirlenmiş dünyasında âdeta yapıştırma gibi duran, kırılgan ve naif bir dünya...
Keşke ömrümüzü o üç beş dakikanın sağladığı derinlikle geçirebilsek. Bilinç keşke o derinlik sarhoşluğundan hiç uyanmasa. Bilgelik der ki, "İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar."