Kalbinde merhamet olmayana cennet yoktur.
Hz. Muhammed s.a.v.
Bu kitap psikolojiden ziyade, insanlığımızı anlatan hatta sayfalarında minik hikayelerle merhamet duygumuzu deşen harika bir eser. Bence insanı insan yapan, merhameti ve vicdanıdır. Yoksa diğer canlılardan ne farkımız kalırdı. Allah insanı o kadar güzel yaratmış ki, insan olarak yaratıldığım için bir kere daha şükrettim...
İnsanların birbirine karşı kıyıcılaştığı bir ülkede, sen de cesaret göster. Bağışlamayı bil.
Kitapta aslında sadece merhamet değil insanın her türlü duygusu konu alıyor. Yüreğin Halleri, Ümidin kandilleri, Acımak, Bağışlamak, gibi gibi konular var. Sayar insanın her duygu durumunu naif anlatımıyla ince düşünerek kaleme almış.
Ümit ve iyimserliği birer mücevher gibi ruhunda gezdiren insanlar sayesinde dünya güzelleşir. Onların yeryüzüne vuran ışığı; bize adaletin, eşitliğin, saygının hâlâ mümkün olduğunu, istersek kötülüğü değiştirebileceğimizi telkin eder.
Bazen insan, modu düşükken böyle kitap arayışlarında bulunuyor. Okuyunca zihin bayram ediyor bu bilgilerle. Ben seve seve okudum sizlere de tavsiye ederim.
İçi ile dışı bir olmuş, kalbindeki duyguları simasına aksetmiş, sözlerinde arınmışlık hissi uyandıran kıymetli insan Kemal Sayar’ın babasının ölümüyle başlayan, kendi hayatında rastladığı insanlarla devam eden hikayelerden devşirdiği merhamet kırıntılarını kaleme aldığı kitabıdır. Yer yer merhametsizlik hikayeleri de, dünyamızda ne denli merhamete ihtiyacın olduğu vurgusunu kuvvetlendiriyor kitapta. İnsanız bizler, makinalar değiliz. Duygularla beslenir, duygularımızla yaşarız. Merhamete muhtacız, onu tanırız, onsuzluğu fark ederiz.
Kitap genel olarak basit hikayeler üzerinden parlayan fikir kırıntılarından oluşuyor. Derinlik olarak herkesin okuyabileceği basitlikte ve üslup çok naif. Mutlaka okunsun diyeceğim kitaplardan değil ama ruh halinize göre istifade edilebilir.
Öncelikle yazarı ilk defa okudum ve dilini çok beğenmedim. Konuyu uzatıp sıktığı yerler vardı. Fakat kitabın içeriği gerçekten güzel. Yazar merhametin ne kadar güçlü bir duygu olduğundan ve insanların bazı psikolojik durumlarından bahas ediyor. Mutlaka bir yerlerinde kendinizi bulabileceğiniz bir kitap.
İyi okumalar dilerim...
MerhametM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20182,097 okunma
Prof.Dr.Kemal Sayar hocamdan yine içimize işleyen, kalbimize dokunan ve bize biz olduğumuzu hatırlatan nadide bir eser daha. Dili ve anlatımı o kadar hoş ki, tıpkı diğer eserleri gibi Merhamet'te kendisini bana hayran bıraktı. Şartsız koşulsuz, Kemal Sayar'ın tüm eserlerini okumanızı tavsiye ederim. Ruhunuzun dinginliği için...
Çıldırmamak elde değil. Kitabı İlahiyat Önlisans mezunu olup 3 5 tane de psikoloji kitabı okuyan 21 yaşındaki x kişisi yazmış olsaydı neyse ancak koskoca (!) Prof. Dr.'un yazdığı bir kitap için son derece basit kaçmış. Allah kitap deyip yazılmış bir sayfa yığını. Bunun gibi Prof. Dr. ları hak etmeyen bir psikoloji alanı var bu ülkede. Hiç okumayın derim.
Kemal Sayar daha önce şiirleri ve videoları ile tanıdığım bir gönül işçisi. Özellikle şiirlerindeki Rüknettin karakteri beni çok etkilemişti. Bir okuma grubu vesilesiyle okuduğum Merhamet kitabı, Kemal Sayar'ın tam bir psikolog ve şair olduğunu anlamama çok yardımcı oldu. Deneme yazılarından oluşmuş olsa bile, insana mensur şiir tadı veren cümleleri; mesleğinden ötürü olsa gerek birçok yerde insana dair ruh tahlilleri kitabı çok daha zengin bir hale getirmiş. Kitabı okumam uzun sürdü, evet. Kitap çok güzeldi, belki de bu yüzden bitirmek istememişimdir.
Özelde Türkiye'nin, genelde bütün insanlığın kanayan yaralarından bahseden yazar, birçok sorunun çözüm noktasının "merhamet", "incitmemek" ve özellikle "incinmemek" olduğunu vurguluyor. Birçok olaya bakış açımı değiştiren, her bir bölümünde farklı şeyler öğrendiğim bir kitap oldu. Cânı gönülden tavsiyemdir.
MerhametM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20182,097 okunma
Merhamet: Kalbe Dönüş İçin Son Çağrı’nın sayfaları arasında dolaşırken, insan altını defalarca çizmek ve zihnine yerleştirmek ihtiyacı hissediyor.
Merhamet sahibiysem, benim değil, senin yaşadığın şeydir beni etkileyen. Beni duygulandıran, senin yaşantılarındır. Acın bana kendi acımı hatırlattığı için ağlıyor değilim. Merhamet sahipleri, diğerinin yaşadığı ızdırabın ne kadar acı verici olduğunu tahayyül edebilen insanlardır. Merhamet sahipleri, ötekinin acısıyla acı duyan ve onun ızdırabını dindirmeye soyunan soylulardır. Ve adalet ancak merhametle kaimdir.” “Etrafımızda ızdırap çeken insanlarla nasıl ilgilendiğimiz, kalbimizi onların iniltisine ne derecede açtığımız, ruhumuzun ve içinde yaşadığımız toplumun ne ölçüde sağlıklı olduğunun bir aynasıdır. Merhamet bizi ızdırap çeken insana götürür. Ancak onunla etrafımızda dönüp dolaşan acıyı dindirecek takati buluruz." '
''Ümit ve merhamet. ‘Bir düş kuruyorum’ diyebilmek. Soluduğumuz havayı zehirleyen ve bizi birbirimize düşman kılmak isteyen zalimlere inat, merhamet. Çünkü zalimlik ötekini utandırarak, aşağılayarak, onun saygınlığını ayaklar altına alarak, haklarını değersizleştirerek zulmünü icra eder. Merhamet, insan onur ve saygınlığının çiğnenmesine karşı durmaktır. ''
Bitirdiğimde bana kendimi dolu dolu hissettiren bir kitap değildi. Belki 5 sene önce okusaydım çok sevebilirdim. Yine de bu tarz kitaplara yeni başlayanların seveceği bir tarz.
Merhamet bir kişiye eş duyum göstererek onunla özeleşmek demek, onun benden apayrı olduğunu bilerek. Onun başına gelen benim başıma gelir diye düşünürken hem empati hem de merhamet etmek gerekir. Merhametin hükümferma olması için her bireyin insanlığının eşit değer taşıdığı bir dünya inanmamız, bu değere saygı duymamız gerek. Dünya onun bakış açısından yaşamak neye benziyor demek gerek. Merhamet sahipleri onların yaşadığı bir şey de hemen onun yaşadığını yaşama nasıl bir şey diye empati ve merhamet duygularını yaşıyor. Merhamet duygusu çoğu kişide daha iyi oturmamış ve biri bir şey yaşar iken merhamet duygusu olmadan cevaplar veriyor. Ve karşısındakini doğru teselli edemiyor.
Kitaptan aşırı beğendiğim ve şuan gündem de olan savaşı yazar bu kadar iyi ifade edemezdi;
Bebeklerin ve çocukları kavuran bombalar ne zamandır ruhumu incitiyor. İnsanlık, tarihinin bu diliminde, bu denli acımazsız bir barbarlığa nasıl olup da sessiz kalıyor? Eli kanlı, alçak, ruhsuz katiller nasıl bir utanmazlıkla bebeklerin üzerine kimyasal silahlarını yağdırıyor ve dünyayla alay edebiliyorlar? Bu hayasız saldırı insanlık için yeşerttiğimiz, içimde koruya geldiğimiz umutları da hedef alıyorlar. Ve nasıl oluyor da acı ve travmalara uğramış bir insanlar topluğu, aynı ölçü de bir zulüm ve barbarlığı, yani başındaki komşusuna yöneltebiliyor? Artık dünyanın yeni zalimleri belli. (Sayfa:99)
''Dağılmış pazar yerlerine'' benzeyen güzel ülkemizi merhametle onaracağız. Komşumuzun acısını bilerek. Konuşarak .Anlayarak. Farklığı kabullenerek. Severek.
Merhamet aşısıyla...
MERHAMET
Kitabın yarısında insana yönelik tespit ve yorumlar bulunurken diğer yarısında daha toplumsal ve milliyetçi yazılara yer verilmişti. Neredeyse iki sayfada bir cümlelerin altını çizdim. Güzel alıntılar mevcuttu. Bir kurgu olmadığı için elimizdeki kitap, her okuduğumu hatırlamam mümkün değil tabi ki ama okuduklarım, aklımın kuytu köşelerinde işime yarayacağı zamanı bekliyor. Yazarın; ırkçılığa, haksızlıklara, adaletsizliğe ve çarpık toplum düzenine karşı söylemleri beni etkilemek için yeterli konulardı fakat insanların ırkçılık yaparken sarf ettiği cümleleri kendisi eleştirmenin dışında günlük hayatında da kullanıyormuş gibi cümleler vardı. Mesela "Beyaz Adam" tabiri eleştiri olmayan yerlerde bile oldukça kullanılmıştı. Bu beni biraz rahatsız etti. Yazarın diğer kitaplarını da okumak isterim benim için güzel bir deneyimdi. Bu kitabın bu kadar güzel olması pek beklediğim bir şey değildi. Yazarın, kaybetmiş olduğumuz saygı, hoşgörü, anlayış olguları hakkında bizlerin gözünü açmak istediğini ve kendi aklımız yokmuşçasına kabul ettiğimiz sürü fikirlerinin farkına varmamız için emek verdiğini görebiliyoruz kitabı okuduğumuzda. Bunları hayatlarımıza da uygulayabilmek umuduyla. Tavsiye ederim, keyifli okumalar
M. Kemal Sayar, Türk psikiyatri hekimi (psikiyatr), yazardır.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Kemal Sayar, uzmanlığını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ana bilim dalında tamamlamıştır. Daha sonra sıra ile Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi'nde ve Çorlu Asker Hastanesi'nde Psikiyatri Uzmanı olarak çalışmıştır. 28 Kasım 2000'de psikiyatri doçenti unvanı almıştır. 2000-2004 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Psikiyatri AD Öğretim Üyesi olmuştur. 2002 yılında McGill Üniversitesi'nde Tübitak araştırmacısı olarak ziyaretçi profesör unvanıyla bulunmuş ve transkültürel psikiyatri ve psikosomatik tıp alanında araştırmalar yapmıştır. Daha sonra Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde dört yıla yakın bir süre başhekim yardımcısı ve 13. Psikiyatri Kliniği Şefi , dört aylık bir süre de (vekil) başhekim olarak çalışmıştır. 2008 yılında profesör olarak Fatih Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine başlamış ve üç yıl sonra Marmara Universitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri anabilim dalına geçmiştir. Halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı başkanıdır. Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmış, Açık Radyo'da ve daha sonra Star televizyonunda "Ruhun Labirentleri" isimli bir programı hazırlamış ve sunmuştur.TRT'de İnsanlık Hali adlı programı bir yıl yapmıştır. Yirminin üzerinde kitabı olan Sayar, edebiyatla da yakından ilgilenmektedir.