Leyal

Leyal
@birocak
insan Nasıl Başarılı Olur?
İnsanın kendisine verilen imkan ve yeteneklerle yetinip, bunları geliştirmeye niyetli olmaması, sahip olduğu potansiyeli ziyan etmesi demektir. İnsanın zihniyeti büyük ölçüde içinde yetiştiği aile ortamında oluşuyor. Bazı aileler çocuklarına sürekli olarak “çok güzel”, “çok zeki”, “çok yetenekli” olduklarını söylerler. Çocuklarını bu şekilde överek onlara güven vereceklerini zannederler. Oysa bu övgüleri alan çocuklar, daha iyi olmak için gayret göstermeye gerek olmadığına inanmaya başlarlar. Başarılı olmak için hayatta sahip olmaları gereken bütün donanımlara zaten doğuştan sahip olduklarına inanırlar. Kendilerini geliştirmek için herhangi bir çaba göstermelerine gerek olmadığı yanılgısına kapılırlar. Her türlü imkana sahip olan insanların başarısızlıklarının en önemli nedeni, çoğu kez hayata böyle “sabit bir zihniyetle” bakmalarıdır. Anne babaların yapması gereken, çocuğun sahip olduğu özellikleri övmek değil, gösterdiği çabaya değer vermektir. Bir çocuğun ya da bir yetişkinin elde ettiği sonuç ne olursa olsun, onun hedefe varmak için gösterdiği çabayı takdir etmek ona yapılacak en büyük iyiliktir. İnsanın sahip olduğu imkanlar, yetenekleri ve elbette şansı, hayattaki başarısını belirler. Ama bütün bunlara sahip insanların bile başarılı olamamalarının nedeni, hayata “gelişme odaklı” bakamamalarıdır. İnsanın kendisine ve yapabileceklerine olan inancı, nasıl bir hayata sahip olacağını belirler
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tazelenmek İçin Terk Etmesini Bilmek Gerekir
Ama öyle bazı durumlar vardır ki terk etmesini bilmek gerekir. Vazgeçilecek durumu ve zamanı bilmek gerçekçiliktir. Gerçekçi olmayı bilirsek, bizlere sınırlı miktarda verilmiş zamanı, enerjiyi ve gücü yeni şeyler yaratmak için kullanabiliriz. Ancak bu şekilde daha verimli, daha üretken, daha mutlu olabiliriz. Gerçekçi olmazsak bize emanet edilmiş kaynakları israf ederiz. Peter Drucker, her şirketin her yıl düzenli olarak “terk etme” toplantıları yapıp; hangi ürünlerden, hangi uygulamalardan, hangi politikalardan vazgeçeceğine karar vermesi gerektiğini ve bunu bir alışkanlık haline getirmesi gerektiğini söylüyor. Şirketlerin ancak böyle yaparak tıpkı bir ağacı budamak gibi kendilerini tazeleme imkanı bulacağını söylüyor. Peki, nasıl yapacağız da hem zorluklarla mücadele etmeyi, başarmak için dayanmayı, direnmeyi bilecek ve yeri ve zamanı geldiğinde terk etmeyi de bileceğiz? Çok bilinen bir dua vardır: “Allah’ım bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmem için sabır; değiştirebileceğim şeyleri değiştirebilmem için cesaret ve bu iki durumu birbirinden ayırt edebilmem için bilgelik ver.” Galiba hayatımıza değişimi getirebilmek ve yenilenmek için hem cesarete hem de bir nebze bilgeliğe ihtiyacımız var. Şirketler için gerekli olan bu tutum, bizim özel hayatlarımız için de gereklidir: Tazelenmek için terk etmesini bilmek gerekir.