“ Ben muallimliği açlıktan ölmemek için kabul etmiştim. Hesabım doğru çıkmadı. Bu meslek, bir gün açlıktan öldürebilir. Fakat ne ziyanı var? Değil mi ki, benim gönlümün şefkate olan açlığını doyuracak, kendi hayatını başkalarının saadetine vakfetmek tesellisini bana verebilecek.”
“Bence, gönül güzelliği göz, yüz güzelliğinden daha iyi bir şey.
Kalbsiz bir güzelliğin, fakir teyze kızlarının hayatını kırmaktan, gönlünü söndürmekten başka neye faydası var ki!”
“Ben, denizi derin derin yaşıyan, daima gülen, söyliyen, inliyen, darılan bir şey gibi tanır ve severdim. Halbuki bu gece sular bana çaresi, tesellisi olmıyan büyük bir yalnızlık gibi göründü.”
“Ah bu erkekler! Hepsinde aynı gurur, aynı kendini beğeniş. Bizim de bir kalbimiz olduğunu, bizim de mutlaka istiyecek bir şeyimiz olabileceğini bir türlü akıllarına getirmek istemiyorlar.”