Jung'un söylediği üzere, "Yarası olmayan şifacı olamaz çünkü gerçek iyileştirici güç, yaranın kendisinden gelir (...)Yalnızca yaralanmış hekimler iyi edebilir…
Kierkegaard'ın meşhur bir sözü vardır: "Yola çıkmak kaygıyı çoğaltmaktır; yola çıkmamaksa kendini kaybetmektir ve en üst anlamıyla yola çıkmak kendi benliğinin farkına varmaktır," der.
Zayıflık, kırılganlık ve kırılmışlık güzelin asli unsurlarıdır. Güzel baştan çıkarma gücünü bu negatifliğe borçludur. Sağlıklı olan, güzelin aksine baştan çıkartamaz... Güzel, böylesi can veren bir hastalıktır... Günümüzde histerik bir şekilde hayatta kalmanın yerini alan salt sağlıklı hayat; ölüye, hortlak olan bir şeye dönüşmüştür. Bundan dolayı artık bu çağda yaşamak için fazla ölüyüz ve ölmek için de fazla diriyiz."
Aynılığın cehennemini yaşıyoruz hepimiz. Birörnek giyiniyoruz, birörnek konuşuyoruz, aynı dizileri izliyoruz, aynı dizilerin mimikleriyle birbirimize davranıyoruz. Cas Mudde'nin patolojik normallik tabiri var, bu durum için de aynı terimi kullanmak gerekiyor. Normaliz ama dibine kadar patolojik bir normallik. Psikolojik doğumunu gerçekleştirememiş, daima "banttan" konuşan, canlı cenaze insanlar.