Dürüst davrandığı ve akli melekeleri yerinde olduğu müddetçe, yaşamının sonuna gelmiş hiç kimse onu baştan yaşamayı istemeyecektir. Bunun yerine mutlak yokluğu ziyadesiyle tercih edecektir.
Kirpiler soğuk havalarda ısınmak için birbirlerine sokulur ama bu kez de herkese yanındakinin dikenleri batar. Nihayetinde en iyisinin biraz mesafeli durmak olduğunu fark ederler. Dolayısıyla içindeki ateş çok güçlü olan kişilerin (Schopenhauer gibi) başkalarından büsbütün uzak durması tavsiye edilir.
İnsan hiçbir zaman mutlu değildir ve tüm hayatını onu mutlu edeceğine inandığı şeyin peşinde geçirir. Amacına nadiren ulaşır, ulaşsa da zaten hayal kırıklığına uğrar. Sonundaysa enkaz halindeki bir gemi gibi, direği de arması da darmadağın halde yanaşır limana. Artık mutlu da olsa mutsuz da olsa birdir çünkü hayatı zaten her daim buharlaşan bir andan ibaret olmuş ve şimdi de bitmiştir.
"...en temelde hareketsiz bir kara melankoli... Artık yarım sene yaşamanın bile anlamı kalmadı benim için; her şey dolu, can yakıcı, dégoutant. Her şeyden mahrum kalıyorum, çok acı çekiyorum... Artık iyi bir şey yapmam mümkün değil, o halde neden herhangi bir şey yapayım ki?"