Bir fuhuş nesli; erkeklerin, kadınların ve çocukların, etin ve kanın, ruhun ve canın fahişeliği, kısacası emeğin fahişeliğidir bu. Şayet bu medeniyetin insanlara verebileceği en iyi şeyse o zaman bize uluyan ve çıplak vahşiliğimizi geri verin. Makine ve uçurum insanı olacağımıza ormanların ve çöllerin, mağaraların ve inlerin insanı olmak daha iyidir.
...ya da daha azıyla yaşayan daha geniş bir sürü aile var ve çoğunun işi düzensiz. Bu durumda şu soru doğal olarak ortaya çıkıyor: Nasıl yaşıyorlar? Cevap: Yaşamıyorlar. Yaşamanın ne olduğunu bilmiyorlar. Ölüm onları kurtarana dek, yeraltındaki yaşamlarını sürdürüyorlar.
Maneviyata değil de maddeci ve mülke dayalı bir medeniyette mülkiyetin ruha üstün gelmesi, mülke karşı işlenen suçların kişiliğe yapılan saldırılardan daha çok ciddiye alınması kaçınılmazdı.