Tarih bazı devletlerin ve milletlerin korkunç sonlarını yazdığı gibi, diğer bazı devletlerin gelişmesi ve ilerlemesi için de parlak sayfalar açmaktadır.
Etnik bireyler (yani uluslar) barış çağında bile acaba birbirlerini niçin küçümsüyor ve sevmiyorlar? Bunun niçin böyle olduğunu anlayamıyorum. Büyük sayıda insan bir araya gelince, sanki bu insanların edinmiş olduğu ahlaksal davranışlar ortadan kalkarak geriye en ilkel, en eski ve kaba ruhsal davranışlar kalıyor.
Şu eski sözü hatırlayalım: 𝘚𝘪 𝘷𝘪𝘴 𝘱𝘢𝘤𝘦𝘮, 𝘱𝘢𝘳𝘢 𝘣𝘦𝘭𝘭𝘶𝘮. ''Barışı korumak istersen, savaşa hazır ol.''
Çağımıza uygun düşmesi için bu sözü şöyle değiştirmemiz gerekir: 𝑆𝑖 𝑣𝑖𝑠 𝑣𝑖𝑡𝑎𝑚, 𝑝𝑎𝑟𝑎 𝑚𝑜𝑟𝑡𝑒𝑚. ''Hayata dayanabilmek istiyorsan, ölüme hazırlan.''
Bilim bile, tutku nedir bilmeyen yan tutmazlığını kaybetmiş gibi görünüyor. Bilimin öfkelenmiş hizmetkarları, düşmanla savaşa yararlı olabilmek için bilimden çeşitli silahlar türetmek istiyorlar.