irem

irem
@blackballerina
Çɪᴄ̧ᴇᴋʟᴇʀ ɴᴇ ᴋᴀᴅᴀʀ ᴄ̧ᴏᴋ ꜱᴇᴠɪʟɪʀꜱᴇ ᴏ ᴋᴀᴅᴀʀ ɢᴜ̈ᴢᴇʟ ʙᴜ̈ʏᴜ̈ʀʟᴇʀᴍɪꜱ̧...
Ben bir hata yaptım...
9/10
·444 syf.··
2026 1. kitabı
·
72 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 21:49
Bu kitabı henüz okumadan, bu kitabın devamı niteliğinde olan, Abutalip'in hikayesinin devamını okuduğumuz Cengiz Han'a Küsen Bulut'u bitirmiştim. Aslında bu iki eser birbirini tamamlayan bir bütün gibi. Kitabı bitirdikten sonra bunun farkına varmak, hikâyenin bazı yönlerini daha derin anlamış olabileceğimi düşündürdü. Aynı zamanda diğer kitapta eksik kalan noktaları tamamladı. Roman yalnızca bir tren istasyonunda geçen bir günün hikâyesi gibi görünse de aslında geçmiş, gelecek, insanlık, gelenek ve modern dünya arasında gidip gelen çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Hikâyenin akışı öylesine doğal ve sürükleyici ki sayfalar ilerledikçe kendinizi bozkırın o yalnız atmosferinde, karakterlerin düşüncelerinin içinde buluyorsunuz. Özellikle Abutalip ve ailesinin hikâyesi beni çok etkiledi. Onların yaşadığı zorluklara rağmen aile sıcaklığını ve insanlığını korumaya çalışmaları gerçekten içimi sıcacık etti. Bu bölüm romanın sert ve zaman zaman karanlık atmosferi içinde insana umut veren bir ışık gibi hissettirdi. Aytmatov’un bu eserde en etkileyici yaptığı şeylerden biri de insanın geçmişiyle bağını ve hafızasını sorgulatması. Gelenekler, efsaneler ve insanların yaşadıkları trajediler bir araya gelerek hem düşündüren hem de duygulandıran güçlü bir anlatı oluşturuyor. Yedigey'in karısı Ukubala ile Zarife arasında kalması ise başlı başına bir çatışma olarak karşımıza çıkıyor. Yedike burada fiziksel bir adımdan çok duygularıyla çatışıyor, bu durum da okuyucuyu düşünmeye teşvik ediyor. Hikayede olay akışını zenginleştiren çeşitli metaforlar bulunuyor, bu da bağlamı pekiştirdiği ve şiirsel bir anlam kattığı için çok hoşuma gitti. "Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider gelirdi... Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında ıssız, engin, sarı kumlu
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202156bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Cengiz Han'a Küsen Bulut Kitap İncelemem
6/10
·144 syf.··
2025 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2025 23:37
"Cengiz Han’a Küsen Bulut”, bölüm yapısı açısından beni zaman zaman zorlayan bir kitap oldu. Özellikle başlangıç ve son bölümler arasında net bir bütünlük bulmakta güçlük çektim. Kurgu zaman zaman kopuk ilerliyor ve bu da okur olarak hikâyeye tam anlamıyla bağlanmamı zorlaştırdı. Buna rağmen kitabın orta bölümü, yani esas hikâyenin aktığı kısım, beni derinden etkiledi. Duygusal yoğunluğu yüksek, karakterlerin iç dünyasını daha derin hissettiren bir anlatımı vardı. Bu bölümde metnin gücünü gerçekten hissettim. Siyasi ve tarihsel arka plan ise ne yazık ki beni çok içine çekmedi. Bu tür temalar genel olarak ilgimi çekmediği için bu bölümlerde akıcılık benim için azaldı ve kavramakta, olayların akışını takip etmekte yer yer zorlandım. Kitabın bazı kısımlarının bu yüzden ağır ilerlediğini söyleyebilirim. Genel olarak düşündüğümde, kitabın duygusal merkezini gerçekten sevsem de bütünsel yapısındaki kopukluklar ve ağır siyasi anlatı benim okuma deneyimimi biraz gölgeledi. Yine de özellikle orta bölümünün etkisi sayesinde kitaba 10 üzerinden 7 veriyorum.
Cengiz Han’a Küsen BulutCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202520,1bin okunma
Kuyucaklı Yusuf İncelemesi
10/10
·256 syf.··
2025 2. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2025 20:02
Sabahattin Ali’nin 1937 yılında kaleme aldığı ve yayımladığı ilk romanıdır. Romanının kahramanı Kuyucaklı Yusuf’u Aydın Cezaevi’nde kaldığı sırada tanımış, romanında da gerçek adıyla yer vermiştir. Roman Yusuf’un bir köyde ailesinin katledilişine şahit kalmasıyla başlar. Nazilli kaymakamı Selahattin Bey kimsesiz kalan küçük Yusuf’un haline acır ve onu evlat edinir. Yusuf kaymakamın o zaman henüz bebek olan kızı Muazzez ile birlikte büyür. Diğerlerine göre daha sakin ve içine kapanık bir çocuktur Yusuf. Ancak Muazzez ile derin bir bağ kurarlar. Muazzez yalnız onun dediklerini yapar, onun sözünü dinler. Yusuf ise yalnız Muazzez’le iken gülümser. Zaman geçer Muazzez genç bir kız Yusuf’ta genç bir delikanlı olur. Ancak Şakir Muazzez’i Yusuf’a karşı adeta hırs yapmıştır. Kaymakam ise Şakir’in babası Hilmi Bey’e borçlanır. Yusuf babasının borçlarını ödemek için arkadaşı Ali’den borç alır. Ali’de karşılığında ondan Muazzez’i ister. Yusuf kabul eder ve babasının borcunu öder. Ancak Muazzez Yusuf’a duygularını açar. Hisleri karşılıklı olmasına rağmen Yusuf Ali’ye söz verdiği için Muazzez’le konuşmaz. Şakir hırsı uğruna bir düğünde Ali’yi öldürür. Bunu fırsat bilen Yusuf ile Muazzez kaçar ve evlenirler. Kaymakam onları tekrar evlerine getirir. Ardından kaymakam vefat eder. Yusuf evine birkaç kuruş getirebilmek için tahsildarlık yapmaya başlar. Bu evliliği başından beri onaylamayan ve Yusuf’u kızına layık görmeyen Muazzez’in annesi Şahinde Hanım, Yusuf uzun yolculuklardayken kızına alır ve Hilmi Beylerin evine götürmeye başlar. Muazzez’i sürekli sarhoş ederek yoldan çıkarmaya başlarlar. Yusuf karısının eskisi kadar masum olmadığını ve bir şeyler olduğunu anlamaya başlar. Gittiği yerde çok hastalanır, iyileşir iyileşmez apar topar evine döner. Evindeki manzarayla
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Olimpos Yayınları · 2019210,5bin okunma
Kürk Mantolu Madonna İncelemesi
10/10
·176 syf.··
2024 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2024 01:08
          1943 yılında kitaplaşan bu eser; Sabahattin Ali’nin en çok satan, Türkiye’de en çok okunan, Türk edebiyatının kült eserlerinden biri. Bu trajik aşk romanı, gerek karakterlerin betimiyle gerek yalın ve etkileyici, şiirli bir anlatım diline sahip oluşuyla edebiyatımızın pırlantasıdır adeta.           Kitap ana kahramanımız Raif Efendi’nin iş arkadaşının anlatımıyla başlar. Raif Efendi ona göre içine kapanık, sükunetli ve çekingen bir adamdır. Gerekli olmadıkça konuşmaz ve layığıyla işini yapar. Sık sık hastalanır uzun süre iş yerine gelemez, iyileşince tekrar işinin başına döner. Ancak bir gün hastalığı uzun sürer. İş arkadaşı Raif Efendi’yi ziyarete gider. Raif Efendi’nin evinde karısı, çocukları ve damatlarıyla birlikte yaşadığını görür ancak evdeki bu korkunç soğukluğun sebebini çözemez. Bu gizli keşfedilmemiş adamı çözmek, içini görmek ister. Ziyaretleri ve sohbetiyle Raif Efendi’yi memnun etmeye başlar yavaş yavaş. Raif Efendi bu zamana kadar kimsenin onu anlamayacağını düşündüğünden kendini herkese soyutlayarak siyah kaplı bir deftere döker içini. Hastalığı ağırlaşınca da durumunu anlar, son günlerinde evladı gibi gördüğü bu adama tüm çıplaklığıyla kendini açar. Buradan sonra geçmişe giderek Raif Efendi’nin anı defterini okumaya başlarız. Gençken babası sabun kursuna gidip fabrikanın başına geçmesi için onu Almanya’ya gönderir. Cebinde para olan Raif, kursu sürekli erteleyerek hem dilini geliştirmeye çalışır hem de sergi gezmeye başlar. Sonra bir gün ona rastlar. Daha önce eşine benzerine denk gelmediği lakin bir o kadar tanıdık hissettiği, soluk yüzünü koyu kumral saçlarının çerçevelediği, siyah kaşlarının altında anlamlı bakışlara sahip siyah gözleri olan güçlü olduğu kadar masumiyet dolu bir kadın portesi. Tablonun adı Kürk Mantolu Madonna’dır. Raif
1000Kitap
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022376bin okunma