- Peki, sen kime dost dersin? Sana iyi adam görünenlere mi, yoksa görünmeseler de gerçekten iyi olanlara mı? Gene bunun gibi, kime düşman dersin?
- İnsan, iyi tanıdığı adamları sever, kötü sandıklarını sevmez.
- Ama birçoklarını, iyi olmadıkları halde iyi sanmakla, ya da tersine, iyi oldukları halde kötü bilmekle yanılmış olmuyor muyuz?
- Oluyoruz.
- Böylece iyiyi düşman, kötüyü de dost sanıyoruz!
- Evet.
Güzel söylüyorsun Kephalos, ama şu senin doğruluk dediğin şeyi nasıl anlatacağız? Bu sadece doğruyu söylemek ya da alınan bir şeyi geri vermek midir? Böyle davranmak doğru da olabilir, eğri de. Örneğin aklı başında bir arkadaştan silahını alsak, bu arkadaş çıldırsa, emanetini de geri istese, vermek doğru mudur? Geri verene doğru adam denilebilir mi? Bir çılgına, gerçeği olduğu gibi söyleyene de doğru adam denemez...