Kallokain tarihleme açısından; 1984, Cesur Yeni Dünya, Biz ve Fahrenheit 451 dörtlemesinin ortasında yer alan bir distopya ve yazarı Karin Boye’nin en önemli eseri. Distopya okumayı seviyorum ve bu kitabı da çok merak ediyordum. kfenomeni nin de eşlik etmesiyle keyifle okudum, iyi ki okumuşum.
Dünyadevlet, halkı üzerinde tam bir egemenlik kurmuş, bireyin devlet için yaşayan bir organizmadan başka bir şey olmadığı bir ülke. Askeri bir hiyerarşi üzerinde işleyen Dünyadevlet’te her “Silah Arkadaşı” evinde, iş yerinde ve seyahatlerinde izleniyor. Açık havaya çıkmak dahi izne tabi. Devlete layık bir silah arkadaşı olmanın yolu ise, olası bir hainliğe karşı tüm diğer silah arkadaşlarından kuşkulanmak, buna eşin ve çocukların da dahil!
Bu gerçeklikte, bilim insanı Leo Kall, deri altına enjekte edildiğinde insanları bildiklerini dürüstçe söylemek zorunda bırakan bir ilaç geliştiriyor: Kallokain. Dünyadevlet’te artık kimse sır saklayamayacak, tüm hainler birer birer düşüncelerini eyleme geçiremeden yakalanacaktır.
Kallokain akıcı, merakla ve sonunu tahmin edemeyerek bitirdiğim, insan-kimlik-bireysel özgürlükler konusunda düşünmeye zorlayan, beni şaşırtan çok güzel bir distopyaydı.