q.

Toplumumuzda evliliğin kadın açısından yarattığı sonuçlar, aklı başında bir insanın gönül rızasıyla altına imza atacağı türden bir liste değil hakikaten; bu sebeple aşk onların kanatlarını kırmadıkça evlenmeye de yanaşmıyorlar.
Sayfa 66
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Insan yavrusu daha ilk günden itibaren annenin sesini arıyor. İnsan yakınlık arar. Kendisine değecek bir göz arar, ruhunu teskin edecek bir ninni arar. Bütün yavrular yakınlık arar ama insan evladı aynı zamanda annenin o yatıştırıcı sesini ve bakışını da arar. Budur bizi insan olarak büyüten, yetiştiren; seciye ve ahlak sahibi bir insan kılan.
"Felaketimizi başka biriyle taksim etmek saadettir, fakat annelerle değil, annelerle değil. Annelere anlatılan kederler taksim değil, zarbedilmiş (çarpıl-mış) olur: Çocuklarının felaketini iki kat şiddetle hisseden anneler, bu ıstıraplarını çocuklarına fazlasıyla iade ederler; böylece keder anadan çocuğa ve çocuktan anaya her intikal edişinde büyüdükçe büyür," diyerek anlatıyor. İyi anne-ler, kendilerinin duygusal eğitimini çocuklarının sırtına yük olarak bırakmazlar. Erich Fromm, Freud Düşüncesinin Büyüklüğü ve Sınırları adlı eserinde "Anne figürüne olan bağlılık ve bağımlı-lik, herhangi bir insana olan bağlılıktan farklıdır. Anneye bağlılık, çocuğun hiçbir sorumluluğu olmadan ve bir çaba göstermeden korunup sevildiği duruma olan bir özlemdir;" diyordu. Anne kucağı bizim ilk sığınma yerimizdir ve daha sonra "ev" diye tanımladığımız şeyle anlamdaş hale gelir. Anne kucağının sıcaklığının olmadığı durumlarda, kişi ye-tişkinliğinde bir yuva algısı oluşturmakta zorluk çekebilir.
Sayfa 113
Seveceğim derken can ciğer kuzu sarması olmak zorunda da değilsiniz; en azından onun müstakil duruşuna, seçimlerine, hayatına saygı gösterebilirsiniz, güler yüzle yaklaşabilirsi-niz. Ona kendi seçimlerinizi empoze edemezsiniz; kızınızı veya oğlunuzu kalkan olarak kullanamazsınız. O sizden ayrı; siz de ondan ayrı bir varlıksınız. Ana kuzuları, annelerinin kendilerini yönetmelerine karşı durarak bunu engelleyebilir. Narsist annelerin bir mahareti vardır; çabuk küsüp darılır-lar, bayılıp fenalaşırlar, kolayca manipüle ederler ve bu dar-gınlığı bir kırbaç gibi kullanırlar. Annenin buhranları evlili-gin üzerinde kamçı gibi şaklar durur.
Sayfa 122
Her birimiz kendimizi olduğumuz gibi, olanca kusur ve sıradanlığımız içinde sevebilmeyi öğrenirsek kimse ötekini yaralamayı aklının ucuna getirmez.
Sayfa 65