Geçmişin yaralarını iyileştirmek, ancak ifade edilmemiş duyguları ifade etmek
•ve yaşanan acıları kabullenmekle mümkün. Böylece mağduriyetin serin ve konforlu gölgesini terk eder ve davranışiarı-mızın sorumluluğunu üstlenmiş oluruz.
Hayatı boyunca kendi seçimlerini yapamamış, onun adına tüm kararları babası vermiş olan bir danışanım otuzlu yaşlarına merdiven dayadığında babasıyla yüzleşmek istemişti. Şaşırmıştı baba bu duruma ve şu manidar cevabı vermişti: "Ama benim görevim seni en iyi şekilde korumak." Oysa ne büyük bir yanılgı. Ebeveyn-ler, odaklarını kendilerine çevirip "en iyi" kavramının, kimin için en iyi olduğuna derinlemesine bakmalılar.
Yapılması gereken şey, geçmişte bir sorun yaşandığını ve bunun hayatın bir parçası olduğunu kabul etmektir. Bunları söylemenin yapmaya göre çok daha kolay olduğu da doğrudur; fakat yaratılacak ufak bir farkındalık bile birçok şeyi değiştirebilir.
Insan zorluklarla yapıcı veya yıkıcı biçimlerde başa çıka-biliyor. Kendisini spora, şiire, düşünceye kaptıran ve acısını daha yüce bir şeye dönüştürerek kendi kendilerini sağaltan insanlar çok. Acı, kendisinden daha büyük bir anlama dönüştüğünde insana yol gösterir.