Sürekli değişiriz. Birçok düşüncelerimiz, davranışlarımız, hareketlerimiz, yıllar içinde değişir. Tüm bu değişikliklerin içinde, değişim sürecinin farkına varmaktan çok; her aşamada, her deneyimden sonra ne denli değiştiğimizin ayırdına varacak, çelişkilerimizi görecek yerde, her şeye hep o anda içinde bulunduğumuz konumdan bakarız; içimizde, bugüne dek oluşmuş ve oluşacak değişikliklerin asla bilincine varmayız.
Zeka, güzellik, adalet, sevgi, özgürlük ölçülemez ve kıyaslanamaz. Onlar ancak, tanımlanmadıkları ve standartlaştırılmadıkları ölçüde var olabilirler. Bunların tanımını yapma girişimi bile, kavramın ihlal edilmesi dernektir. Bir kez tanımlandıktan sonra, zeka donuklaşır, güzellik esinleyici olmaktan çıkar, sevgi tüketilmiş olur, adaletin doğrulanması gerekir, özgürlük ise tanımlanmış biçiminin dışında varolmaktan çıkıverir.