Katya’nın mutsuz olacağı sanki doğuştan alnına yazılmıştı. Küçüklüğünden beri buna inanıyordu; elini yanağına dayar, düşünür ve şöyle derdi: “Çok yaşamayacağım!” İçine doğuyordu.
Ne var ki orada, aşağılarda, hayatının derinliklerinde can sıkıcı ve karanlık bir şey ona bütün yolculuklarında eşlik ediyordu. Oltaya yeni takılmış fakat henüz sudan çıkarılmamış kocaman bir balık derin nehrin dibinde, balıkçının elinde sağlam oltasıyla oturduğu kayığın tam altında yüzüyordu.