İsa çivilendikten altmış yıl sonra Sayda'da dinin bozulduğunu görerek, İsa gibi yiyip içmeye, oturup kalkmaya ve yaşamaya karar veren birkaç kişiyi, bunlar dini bozuyorlar diyerek asmışlardı. İsa'nın ruhu eğer bugün, içinden çıkmış olduğu yere inerek bu sahneyi görseydi, kimbilir patriklerini, hangi oduna çakardı.
Medine, dini mallaştırmış ve maddeleştirmiş bir Asya pazarı idi. Kudüs dini oyunlaştırmış bir garp tiyatrosudur. Kudüs'te oteller yarı kilisedir, uşakları yarı papazdırlar ve hizmetçiler yarı hemşiredirler..
Anası Mekke'de, babası Medine'de ölmüştü. Memleketini sorduk. Ruhunun bir köşesini yırtmıştık. İsim söylemedi, yalnız:
-Sıcak değil, içinden su geçer, dedi.
Asıl Müslüman şehri, din şeyhlerine hürmet olunan, dini sanatlaştıram ve asilleştiren şehir İstanbul olduğunu Medine'de büsbütün anladım. Orada Peygamber'in amcasının mezarı sakaların kulübesi olmuştur ve sandukasının üstüne kırbalar asılıdır.