Sadece ölülerin yası tutulmaz deniz kızı." diye fısıldadı. "Ölen anların da yası tutulur. Ölen hislerin de yası tutulur. Sen ve ben hayatımız boyunca bu hüznü taşıyacağız. Yaşanmayacağını bildiğimiz o şeylerin yasını tutacağız."
"Daha önce" dedim bakışlarımı bile isteye gökyüzüne kaldırarak. Karanlığın burada bu kadar parlak olabileceğini düşünemezdim. "Sen ve ben, bu diyarın nefret edilenleriydik, bizi bir araya getiren şey bu olmuştu."
"Ve nefret edilen olmak hiç o kadar güzel olmamıştı." diye mırıldandı insanın aklını başından alacak bir içtenlikle.