Hatice

Hatice
@boiceHD
wrong woman
Biliyor musun, durmadan aynı şeyleri yazıyoruz! Hasta mısın, diye soruyorum, bakıyorum sen de hastalığımı sormuşsun, ölmek istiyorum, diyorum, sen de istiyorsun, önünde hıçkırarak ağlamak istiyorum küçük bir çocuk gibi, sen de benim önümde küçük bir kız gibi ağlamak isteği gösteriyorsun. Bir kez, bin kez ve hiç durmadan tek isteğim: yanında olmak, bakıyorum senin de isteğin bu. Yeter, yeter! 
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ben yalnız seni yitirmemle düşüveririm Robinson'un durumuna. Gene de ondan çok ben Robinson sayılırım. Onun bir adası vardı, bir Cuma'sı, bir sürü şeyi daha. Gemisi de vardı, onu kurtaran, olup bitenleri bir düşe çeviren bir gemisi vardı onun... Benim hiçbir şeyim yok, adım bile yok... Onu bile sana verdim. Bu yüzden bir çeşit bağımsızlığım var sana karşı...
Ben şuna inanmışım: Yaşayan yazarlar, yazdıklarıyla canlı bir bağ kuruyorlar; yazarların ölmemiş olmaları, kitapları için ya iyi oluyor, ya da kötü. Kitabın gerçek durumu, yazarın ölümünden sonra, daha doğrusu, yazarın ölümünden bir süre sonra ortaya çıkıyor. (Çünkü bu işgüzar adamlar, öldükten bir süre sonra da etkilerler kitapları!) Ama kitap yalnız başına kalınca, kurtulunca yazarın baskısından yaşamaya başlar, ya saydırır kendini, ya da saydırmaz.
Onunla gitmeyi göze alabilseydim mutlu olurdu benimle, bunu bugün anladım, çok geç olduktan sonra. MilenaP.
Evlenmenin nedeni yalnızlıktan kurtulmaksa, ne elde edilir? Yalnızlığı yalnızlıkla birleştirmekten bir yuva kurulamaz... Birinin yalnızlığı ötekinde yansır, karanlık gecelerde bile. Hele yalnızlığı silah gibi kullanmak, daha da kötüdür. (Genç kızların bilirsiniz, anlamsız yalnızlıklarından söz etmiyorum.) Evlenmek istemek demek, önceden her şeyi kesin olarak bilmek demektir.