"Ama bana aşık olduğunuzu söylemiştiiniz"diyorum dudaklara. Söylemişlerdi çünkü. İnanmıştım da. Bu kutsal sebep uğruna razı gelmiştim tekmil günaha, cümle cezaya.
"Söylemesemiydik yani"diye çıkışıyorlar. "Bu işlerin tadı böyle çıkar,3 doz iltifat, iki ölçek nezaket, Bir dirhem letafet, heyecanı kamçılar.
İnsan bir ömür içinde öyle çok defa başka birine dönüşüyor ki, dönüp geriye baktığında hangisinin kendisi olduğunu bulup cikarmakta zorlanıyor. Kimdim ben?
Ama bir beklediginiz varsa genellikle gelmez. Beklemek çünkü, bir olmazi oldurmayi umanlarin safdilligidir. Gelecekler zaten kalbinizi yormadan gelir. Bekletmek, gelmeyeceklerin işidir. Bu yüzden en çok gelmeyecek olanlar beklenir.
Kursa mursa gidip kendine yatırım yaptığını söyleyenlerle daha önce de karşılaşmıştım. Çok merak ediyordum, ileride nerede değerlendireceklerdi acaba bu yatırımları? Hayırlı kısmet bulmakta ya da kariyer savaşlarında filan mı? Mezarlıklar, vadesi dolmuş yatırım kaynıyordu. Dünya yatırımı dünyada bile kalmıyordu.