Mısra

Mısra
@bookandsing
open.spotify.com/track/71EmWKlP0... Aşkın sustuğu yerde mısralar konuşur ;)
"Benim de lanetim buydu galiba; kimi sevdiysem kaybettim. Ne kadar yaklaştıysam, o kadar uzaklaştılar. Ne kadar sahiplendiysem, o kadar eksildiler hayatımdan. Bir süre sonra insan, gidenleri değil kendini sorgulamaya başlıyor. 'Acaba bende ne vardı da kimse kalamadı?' diye. Oysa mesele ne bendeydi ne de onlarda. Bazı insanlar hayatımıza kalmak için değil, içimizde silinmeyecek izler bırakmak için giriyormuş. Ama bunu bilmek acıyı hafifletmiyor. Çünkü insan bazen birini kaybetmez; Onunla kurduğu geleceği, hayalleri, söylenmemiş cümleleri ve bir gün her şeyin güzel olacağına dair inancını da kaybeder. Ve en kötüsü şu: Bir yerden sonra yeni birini severken bile mutlu olamaz insan. Çünkü kalbinin en sessiz köşesinde hep aynı korku bekler: 'Ya seni de kaybedersem?' İşte benim lanetim buydu. İnsanları değil, onlarla birlikte kendimden bir parçayı kaybetmek..."**
Reklam
İnsanlar değişmez, gerçek yüzünü gösterir.
1000Kitap
Karşılıklı iki dilsiz gibi oturduk o gün ışığı görmeyen pencerede. Sen kendi içindeki savaşları anlattın sustuklarınla; ben ise sana yeryüzünün bütün hüzünlü kelimelerini taşıdım kendi yaramı gizlemek için. Meğer insan sadece insana değil, kendine benzeyen o loş yalnızlıklara da ayna olurmuş. Yaralarımı gördün ya, artık bu içimdeki kimsesizlik de o kadar soğuk gelmiyor bana."
Ve herkesin sımsıkı sarılmak istediği bir insan, deli gibi gitmek istediği bir şehir, içinde kaybolmak istediği bir kalp vardır.
Bazı insanlar hayatımızdan gider ama gürültüleri içimizde kalır. Bir şarkı çalar, onunla dinlemişsindir; bir sokaktan geçersin, onunla yürümüşsündür. Ayrılık, bir insanın yokluğu değil, o yokluğun yarattığı yankıdır aslında. Her köşede onun izini görmek, onunla konuşur gibi kendi kendine fısıldamaktır. En acısı da nedir bilir misin? Artık hayatında olmayan birinin, hala içindeki en canlı cümleleri kuruyor olması. Sen bittin dersin, şarkı başlar; sen unuttum dersin, bir yağmur damlası hatırlatır.