"Ben imparatorluk şehrinde bir insan deniziyle yaşayan kendini sürekli depresif ve sıkışmış hisseden bir insanım. O kadar sıkılıyorum ki şehrin kuzeybatısından güneyine doğru koşuyor; tiyatrolara, kafelere, meyhanelere gidiyor; aynı türden birçok mutlu insanın arasında olmak yerine kendi varlığımı unutup sersemleşip tek başına dışarı çıkıp manzaranın tadını çıkarıyorum."
"Bütün aile bir sonbahar rüzgârında, ey- lül henüz kıyafetlerini giydirmedi. Gelecek günlerin uçsuz bucaksız endişesi kırbaç gibi keskin ve hızlı bir şekilde kendini gösteriyor."
"Şimşek çakması veya uzaylıların istilası gibi senin kontrolünde olmayan bir durumdan dolayı kendini suçluyorsun. Gerçek şu: Bazen kötü şeyler olur. Er ya da geç bir şey hayatını allak bullak edecek ve bu, hayatın bir parçası. Önemli olan fırtınayı nasıl atlattığın."