"Oğuz Atay'ın hikayesi bana hep tanıdık gelmiştir. Kendine bile itiraf edemediği şeylerin içinde boğulan adamlar. Yarım bırakılmış cümleler. Sessiz bağırışlar ve en çok da unutulmak korkusu. Belki de bu yüzden seviyorum onu. Kelimeyle değil, kelimenin eksikliğiyle konuşuyor."
"Delilik dediğin... Her zaman bağırmakla başlamıyor. Bazen bir sessizlik birikiyor içinde. Bir bakış, bir yokluk, bir bekleyiş... Sonra bir gece, o sessizlik çığlığa dönüşüyor"