"...insan dünyasının bir garip yanı da her yere çabucak uyum sağlamasıydı, geçici olarak bulunduğu yerde kendini evinde hissetmeyi bir hak olarak görmesidir."
Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Selammmm
Bugün Dilruba Yıldız'ın yazmış olduğu "Avcının Son Gecesi" adlı kitabı yorumlayacağım.
Gerçekten dünyada adalet var mı?
Bir kitabı okurken hiç katile hak verdiniz mi?
Bu zamana kadar ben bir katile hak verdiğimi hatırlamıyorum ki vereceğimi de düşünmezdim. Ta ki bu kitabı okuyuncaya kadar...
Kitabı okurken tamamen ikiye ayrıldım. Katil cinayetler işlerken adalet uğruna işliyor ve bu yüzden bir yanım katilin haklı olduğunu söylerken bir yanım da ne olursa olsun o bir katil diyor. Hala hangi tarafımın ağır bastığını bilemiyorum çünkü bu çok zor bir karar...
Katilimiz yani Avcımız bu kitapta kadın şiddetine, tecavüzlere ve daha nicesine karşı çıkıyor. Bunu hukukun adaletine bırakmıyor çünkü hukukun adaletli olduğunu düşünmüyor. Tamamen kendi adaletine, vicdanına göre cinayet işliyor... İşte kitabı diğer polisiye kitaplarından ayrılan nokta bu...
Ve ben kitabı okurken asla sonunu tahmin edemezdim. Son elli sayfasında ancak kesin bir şey söyleyebiliyorsunız. Sonu şaşırttı mı bilemiyorum ama Avcı'ya vay be sen neymişsin dediğimi hatırlıyorum
Ayrıca kitabın çok zekice yazılmış olduğunu düşünüyorum. Karakterlerin hepsi aşırı zekiydi ama bir Avcı değillerdi yani
Kitabı önerir misin diye soracak olursanız ben kitabı öneririm. Ancak yaşı küçük olan ve bu tür cinayet olaylarından etkilenen insanlara önermem. Nedenini de soracak olursanız kitabın neredeyse yarısı cinayetlerle geçiyor ve bunlarda çok detay vardı. Ben bile polisiye sevmeme rağmen bayağı etkilendim. Ama sonradan bu detaylar azalıyor neyse ki.
İtiraf edeyim kitabı sırf kapağı dikkatimi çekti diye almıştım ama altından bu kadar anlamlar çıkacağını tahmin bile edemezdim. İyi ki almışım iyi ki okumuşum. Kitap cinayetin yanında şiirler, sırlar ve adalet içeriyor.
~
Konusu:
O bir ressam, bir şövalye, sanattan,