Suçluluktan beter ne var? Suçluluk her şeyin kalbi... Suçluluk, çirkinliği diri tutan şey. Suçluluk iki adım geriden de gelse onu her yerde takip edecek. Bazen büyük, uzun bir dil gibi görünecek. Bazen uzanan kemikli bir parmak gibi. Bazen bir köşede ağlayan hüzünlü bir şey gibi. Ama onu, benliğini hiç terk etmeyecek, hiçbir yere gitmeyecek. Her zaman suçlayacak onu. Her zaman odaların ve ruhunun köşelerinden taş gibi sert sözcüklerini mırıldanacak ve sesi bir dişin delinmesi gibi hırıltılı çıkacak, canını yakacak..."