En çok seni seviyorum diyorum; ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki.
Sen çocuktun, sen bilemezdin erkeklerin dünyasında kadın olmak zordur, çok zor. Rahminizde yüreğinizin kanıyla beslediğiniz, bacaklarınızın arasından bu dünyaya getirdiğiniz erkeklerin bu rahimleri dağladıklarını, kendilerini doğuran kadınların dillerini kestiklerini, köleleştirdiklerini bilemezdin ki çocuk!
Öyle anlar oldu ki, onu boğabilmek için yaşamımın yarısını verirdim. Yemin ederim ki, bir hançeri yavaş yavaş göğsüne daldırmak olanağı geçseydi elime, bunu derin bir zevkle yapardım sanıyorum. Bununla birlikte, namusum üzerine yemin ederim ki, eğer Schlangenberg'de bana gerçekten, "Kendini uçuruma at" deseydi, hemen seve seve atardım.
Öyledir bazen... Anlamak istemez kadınlar. O uçucu duygunun esiri olarak yıllarca kalabilirler bir köşede. Eski bir vazo gibi. Uğruna mücadele ettikleri bir erkek vardır hep; ama onlar bu erkeğin bazı şeyleri gerçek bir biçimde kavrayamayacığını göremeyecek kadar gözleri kapalı ızdırapkarlardır.