Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar her gün arabayla elli kilometre yol gidiyor, sonra bir iki cam kavanozu geri dönüşüm kutusuna attılar diye kendilerini iyi hissediyorlar. Barıştan iyi bir şey gibi bahsedip sonra savaşı yüceltiyorlar. Öfkeye kapılıp karısını öldüren adamı aşağılıyor ama bomba atıp yüzlerce çocuğu öldüren kayıtsız askerlere tapınıyorlar.
Homo sapiens sabahları bir canlıyı öldürebileceği bilgisiyle uyanan ilkel bir avcıydı eskiden. Şimdiyse sabahları bir şey satın alabileceği bilgisiyle uyanıyordu yalnızca.
Ama ne olurdu cennette?
Ne yapardınız?
Bir süre sonra hatalara, kusurlara hasret kalmaz mıydınız? Aşkı, arzuyu, yanlış anlaşılmaları, hatta belki biraz da şiddeti aramaz mıydınız canlanmak için? Işığın gölgeye ihtiyacı yok muydu? Yok muydu gerçekten?
İnsanlar galakside ölüm sorununu çözememiş çok az sayıdaki zeki türden biri. Yine de bütün hayatlarını zırıl zırıl ağlayarak, dehşet içinde uluyarak, vücutlarını tırnaklarıyla deşerek, yerlerde debelenerek geçirmiyorlar.